Girizgah III

Teskin eden nedir insanı onca hengameden sonra? Ya martıların esrik kahkahası, ya çekiçlerin sebatla vuruşu bakır parelere. Hele bir gözler görmesin kalabalık çarşıları, hele bir siftah yapmasın usta, hele arşınlanmasın patikalar yorulmaksızın, o zaman özler insan huzuru.

  • 14.11.2016
  • Berkin Şafak Şener

Emektar ellere mecburuz yaşamak için. Güneş sarısı ovalardan, kiremit kızılı kasabalara, geleneği örenlerin ellerine bakar dururuz. İsmi fısıldanır gibi ürpererek insanoğlu, merakla arayacak kültürün insanca halini.

Emektar ellere meftunuz sevmek için insanı. Çınladıkça köçekçe ziller, asırlar aşırı duyumsanacak doyasıya Anadolu. Dördüncü Mehmet’in oğullarının sünnet düğününde sırmalı ipekli fistanlı köçekleri Evliya Çelebi nam seyyah “yetmiş tastan, feleğin çemberinden geçmiş” diye buyurur. Bu hikaye üstad Ulvi Cemal Erkin’in notalarında bir Kurtuluş Destanına bağlanıyorsa yadırgamayın. Bu efsaneler Anadolu’nun efsunundandır. Sözün özü, masallar yarı gerçek yarı hayal. Lâkin masal bile emek istiyor, ey okur.

Eğri oturup doğru konuşalım: emek harcanmadıkça mahcubuz şu hayatta!..

Share this post:

Similar Articles:

1500 Senelik Bir İstanbul Geleneği: Yedikule Bostanları

Yedikule Bostanları, bugün şehir surlarının dibinde, gözümüze küçücük görünseler de hala onlarca ailenin geçim kaynağı olmaya devam eden bin beş yüz senelik bir gelenektir aslında.

Read more
Fatih’te Hassas bir Atölye

Fatih’te Hassas bir Atölye

Hassas döküm heykel ustası Gıyasettin Gelir 25 yıldır bu mesleği icra ediyor. Mum ve kauçuk maddeler kullanılarak kalıp çıkarıyor ve çıkardığı kalıplara altın, gümüş ve bronz gibi madenler dökülerek içi boş heykeller ve gereçler üretiyor. İstanbul Fatih’teki emektar atölyesinde altı çalışanıyla birlikte diğer atölyelere ve mağazalara heykeller, hassas kapı kolları, çaydanlık parçaları gibi hassas ürünler sunuyor. Mum döküm ustası Gıyasettin Gelir’in sırrı, zanaatinin zarafetinde saklı.

Read more
Kuşlar da Gitti

Kuşlar da Gitti

Bir divan şiiri olur kuşlar, âşık olurlar ve sevgilinin saçları gibi dolanırlar bir camiye. Hem gül hem bülbül… Avlularda dönerler pervane misali. Dönerler de bir yere konamazlar. Yüzyıllardır kondukları ağaçları, evleri, duyguları yerlerinde bulamazlar. Bulduklarında da istenmezler. Bu ülkede bir çingenedir kuşlar, camiler de dâhil.

Read more