Sen İnsansın

Ankara Kalesi'nin "bize dair" sokaklarına Emre Bostancı'nın objektifinden bakış...

  • 14.11.2016
  • Emre Bostancı

Çalıyorum kapınızı,

Teyze, amca bir imza ver.

Çocuklar öldürülmesin

Şeker de yiyebilsinler.”

Nazım Hikmet

 

Küçük bir çocuğum diyeceğim ama saçma, küçük olur çocuklar zaten. Hem, kime göre küçük denir çocuklara, seni beni döver onların hayalleri… Neyse işte, “kocaman” bi’ çocuğum ve oturmuşum bi’ kerpiç,  bi’ eski ev önünde.Üzerimde abilerimden kalma kırmızı, üç, dört beden büyük bi’ kazak, bir de olmayacak hayallerim… Mesela, dinozormuş karşıki tepeler eskiden ve dirilicekler vakti gelince; dedim ya döver hayalleriyle. Komşuların çocukları top oynuyor,  dar bi’ sokak, çıkmaz, ötede taze ekmek kokusu… Kapınınönündeyim anne gitmiyorum uzaklara merak etme! Merak etme anne oğlun hep bu eski evin kapısının önünde. Ayrılmadım ben o kapının önünden,çöktüm bi’ kenara çaresiz, yalnız, belki biraz dışlanmış ama o kapı hep arkamda, ne zaman düşecek gibi olsam sırtımı dayayabileyim diye. Pencereden sepeti sallasana anne, reçel sürüp bi’ ekmeğe. Hayır anne uzaklaşmıyorum kapının önünden, sen hiç merak etme…

“Ankara Kalesi” by Emre Bostancı // CC BY

Share this post:

Similar Articles:

Saz ve Söz: Neşet ile Leyla

Saz ve Söz: Neşet ile Leyla

Sazın ve sözün ötesinde, bu ıslak toprakların kurutamadığı yanık türkü, Neşet Ertaş…

Read more

Bin Yıllık Usta Hikayesi: Yemenici Deniz Usta

Bin yıllık bir zanaatin bayrak devri hikayesidir bu. "Baba mesleği" demişler adına. Emeği sonsuza taşıyan bir nişan adeta.

Read more
Sazın Ustaları Aşıklar

Sazın Ustaları Aşıklar

Anadolu’ya varışıyla yepyeni bir yaşamın kapısını da aralayan Türk toplumu, özgün bir kültürel kimliğe bürünmüş; bu yeni kimliğin duygu dünyasının rehberi de aşıklar olmuş...

Read more