Bir Sesleniş Olarak Tibeti Kilisesi

O güzel kiliseler, "o güzel atlara binip gittiler". Ve biz harabelere kaldık.

  • 29.09.2017
  • Merve Gürel

Kişi okuduklarından çok etkilenir ve bir hevesle çatısının her yüzeyindeki koç heykellerini, havari figürlerini ve daha nice süslemelerini görmek ümidiyle giderse bu mabede büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Pek çok tarihi ve değerli eşyasının çalındığı, kaçırıldığı bu kilisede yazılmış olan MS 995 yılına tarihli, haliyle çok büyük bir tarihsel-sanatsal önemi haiz bir İncil bugün St. Petersburg Halk Kütüphanesi’nde!.. Bunun yanı sıra tarihi eser kaçakçılarının ve definecilerin fazlaca hedefi olmuş bir garip kilisedir Tibet(i). Gürcü Kralı Kuropalates Gurgen’in ölümünden sonra oğlu Aşut Koh tarafından yaptırılmıştır. Tarihte aynı zamanda cami olarak da kullanılan kilisenin 1885 yılında kubbesine düşen bir yıldırım epey yıkım yaratmış ve 1889 yılında cami işlevi de son bulmuştur. Sonrasında, bir süreliğine yanındaki okulun tiyatro salonu olarak kullanılmıştır. 1950’lerde dönemin kaymakamı bu kiliseyi yıktırtma emri vermiş ve belli yerlerine 19 çukur açtırtmış ve bunların 18’i patlatılmıştır. Bu büyük felaketten sonra yıkılmayan ama fazlaca zarar gören kilisenin 1957 yılında kubbesi çökmüştür.

Daha başına neler neler gelmiş, nice kötülüklere şahitlik etmiş Tibeti Kilisesi’nden geriye günümüzde sadece Cevizli Köyü’nün yaşlılarının birkaç bulanık çocukluk hatırası kalmıştır gençlere anlattıkları.

Bugün Tibeti Kilisesi’nden kilometrelerce uzakta bu satırları yazarken o gün patlamayan o çukur için dua ediyorum. Bugün artık bu topraklara sahip çıkmak için yalvarıyorum. Güzel ve güneşli günler görme vakti  gelmedi mi? O özlemi çekilen günler için herkesin bir şeyler yapması gerektiği bilinci… Bugün, editör duymasın, burada kuralı çiğneme cesaretini gösterip birinci tekil şahısla size sesleniyorsam eğer, Moğollar’ın da dediği gibi artık “Bir şey yapmalı!”

 

Fotoğraflar: Merve Gürel 

 

 

 

Share this post:

Similar Articles:

İstanbul’un Göbeğinde Bir Anadolu Kasabası

“İstanbul’un göbeğinde bir Anadolu kasabasında yaşıyor gibi hissediyorum…” diyerek heyecanla anlatıyor Suna Hanım. Anadolu kasabasından kastı ise; herkesin birbirini tanıdığı, selamlaştığı, yardımlaştığı, bir ve beraber olduğu mekan: Kuzguncuk.

Read more
Tirilye'de Bir Taş Mektep

Tirilye'de Bir Taş Mektep

Orhan Pamuk büyük toplumsal değişimlerden sonra geçmişin sosyo-kültürel izlerinin hüzne dönüştüğünden, bu yüzden şehirlerin hüzün dolu olduğundan bahseder. İstanbul gibi… Fakat ben size bugün bambaşka bir hikaye anlatacağım…

Read more
Ani Bir Dünya Ama Dünya Bir Ani Değil

Ani Bir Dünya Ama Dünya Bir Ani Değil

Ne vakit Ani Harabelerinden bahseden bir metin takılsa gözüne “Ani bir dünya, ama dünya bir Ani değil.” sözünden başkasıyla karşılaşmazsın. Ki gidince anlarsın bu sözün haklılığını.

Read more