Antep'te bir Sabah Ritüeli

Antep’in arnavut kaldırımlı dar sokalarına daha sabah güneşi vurmadan, odun ateşleri yanmaya başlar katmer fırınlarının. Fıstık hasadının coşkusu mevsimleri aşar, yanan odunun çıtırtısına gizlenir ve sabah serinliğinde damaklarda hayat bulur…

  • 09.04.2017
  • Pelin Sürmeli

Fotoğraf: A.svkcgl

Antep’te gün sabahın erken saatlerinde başlar. Sabah serinliğinde yapılacak en güzel şey sıcacık bir şeyler atıştırarak güne dinç başlamaktır. Zengin Antep mutfağı da sabah serinliği için en güzide sofraları donatır. Gün ağarmadan yakılan fırınlar, açılan beyran ocakları ve sokaklarda sesi yankılanan sütçüler sabah telaşesine ayak uydurur. Masaların etrafındaki küçük, ahşap iskemleler bir bir dolar.

 

Katmer fırınları her bir ara sokağına gizlenmiştir Antep’in. Bazen köşe başlarında sokağa bir iki iskemle atmış ekmek tekneleri; bazense hatıraların ağırlığınca duvarları ünlülerin ziyaret fotoğraflarıyla kaplanmış asırlık işletmeler olarak karşımıza çıkar katmer fırınları. Fakat yolunuz nereye düşerse düşsün, katmer ustası incecik hamuru sizin gözünüzün önünde açar.

Katmer hamuru mermer tezgahta incecik açılır. Hamur, ince çekilmiş bolca Antep fıstığı ve taze kaymak doldurulur, bu harcın üzerine şeker serpilir ve ince hamur zarf şeklinde kapatılır. Dışı iyice kızarsın diye üzerine tereyağı sürülür ve odun ateşine verilir.

Katmer fırında pişerken süt sürahileri masaya gelir, yandaki çay ocağından çaylar söylenir. Ve sıcacık katmer fırından çıkarılıp da dilimlendikten sonra üzerine serpiştirilen ince elenmiş antep fıstığı ile masaya gelir.

 

Ve sonra, bir muhabbettir başlar sabah saatlerinde. Antep’in dostluklarına ayak uydurur katmer, tek kişilik yenmez, bölüşülür. Bu yüzden katmer sofraları dostlarla paylaşılır, güne dostlarla başlanır Antep’te. Sıcacık bir lokma katmere, bir yudum süte, tatlı yiyip tatlı konuşulan sohbetlere gebe Antep mutfağının kıymetli sabah ritüelidir katmer. Tıpkı saat gece yarısını vurdu mu yok olan masal kahramanları gibi, öğlen saatlerinde kapatır katmer dükkanları. Ertesi günün alacakaranlığında açmak üzere…

 

 

Share this post:

Similar Articles:

Tarihi Kalkanoğlu Pilavı

Tarihi Kalkanoğlu Pilavı

Düşünün ki alacağınız bir kaşık pilavda 161 yıldır değişmeyen bir lezzet buluyorsunuz. Bu lezzetin de Osmanlı mutfağından Trabzon'un küçük samimi bir restoranında olduğunu öğreniyorsunuz. Ama bu pilavın hikmeti, zamana direnişinin yanı sıra, Osmanlı ordusunun yediği pilavla aynı lezzette olmasında.

Read more
Sabrın Sonu: Şemi'nin Mutfağı

Sabrın Sonu: Şemi'nin Mutfağı

Öğrencilik kendine has zorlukları barındırır. Hele Erzurum ayazında tir tir titreyip kendinizi rahat hissedeceğiniz tanıdık bir yuva yahut sıcak bir çay ile içinizi ısıtacak bir mekan ararsınız. Şemi’nin mutfağı işte o mekan…

Read more

Bin Yıllık Usta Hikayeleri: Kutnu Dokuma

Bin Yıllık Usta Hikayelerinin ilki Antep'ten kutnu dokuma ustası Hülya Usta. Onunki bir emek ve kararlılık hikayesi...

Read more