Bir Yolun Başı: İztuzu Plajı

Dalyan’dan bindiğiniz dolmuş teknelerle, sazlıklar arasında ve kral mezarlarını görerek yapacağınız bir yolculukla İztuzu’na doğru seyrederken, teknenizin yanında kafasını çıkaran tatlı su kaplumbağalarını görüyorsunuz. Yaz sezonunda gitgide yoğunlaşan teknelerin arasından “yine ne oluyoruz?” der gibi seyrediyorlar etrafı.

  • 28.07.2017
  • Cihan Yörükoğlu

Tatlı su kaplumbağalarının denizlerdeki akrabaları caretta carettalar ise bambaşka bir mücadeleyle yaşamaya çabalıyor ve bu hikayeyi 2009’dan beri İztuzu’nda barınan DEKAMER isimli Pamukkale Üniversitesi destekli “Kaplumbağa Rehabilitasyon Merkezi” insanlara anlatmaya çalışıyor.

 

İztuzu Plajı, Muğla’ya bağlı Ortaca’da bulunan Dalyan’a 14 kilometre uzaklıkta bir plaj ve caretta caretta olarak bilinen deniz kaplumbağalarının ülkemizdeki en önemli yumurtlama alanlarından biri. Bu yüzden çeşitli tedbirler alınmış plajda. Akşam sekizden sonra boşaltmanız gerekiyor, denize belli bir metre mesafede güneşlenemiyor, kumla oynayamıyorsunuz. Bu, çekilen bir şeritle belirtilmiş. Kumsalın çeşitli yerlerinde ise kafes içerisinde saklanan caretta caretta yumurtaları var.

 

Plajın hemen üstünde bulunan DEKAMER’de, Türkiye’nin çeşitli yerlerinde bulunmuş caretta carettalar tedavi ediliyor, ziyaretçiler bu kaplumbağaları tedavi gördükleri tankın içinde görebiliyor. O dar alanda tabii ki mutsuzlar… Tedavi boyunca geçici bir süre orada olduklarının bilincinde olmadıkları için, belki kalıcı bir hapis gibi bile düşünüyorlar orayı.

Tedavi süreçleri yaralanmanın şiddetine bağlı olarak bir yılı bile geçebiliyor. En yaygın görülen durum tekne pervaneleri kaynaklı yaralanmalar…

Bu kaplumbağalar gerçekten zor koşullar altında hayatta kalabiliyorlar. Yaklaşık iki aylık bir kuluçka süresinin ardından yumurtadan çıktıklarında ay ışığının yansımasını takip ederek suya ulaşıyorlar, fakat etrafta daha güçlü bir başka ışık görürlerse denizin ters yönüne yönelebiliyorlar. İşte bu noktada İztuzu’nun akşam sekizden sonra boşaltılmasının önemi ortaya çıkıyor. Ezkaza orada kaldıysanız ve geri dönmeniz mümkün değilse eğer, gece merkezde misafir ediliyorsunuz, kumsala yaklaşmadan… Bundan yaklaşık 15 yıl önceki ziyaretimizde kaplumbağalara denize ulaşmaları esnasında yardım edilmemesi gerektiği söylenmişti bize, bu gidişimizde ise gördük ki suya ulaşamayan yavrular yine bu merkezde bir gün misafir ediliyor ve ertesi gün şanslarını tekrar denemeleri için kumsala bırakılıyor. Tüm bu macerada, bu yavruların suyu kendi çabalarıyla bulmaları önemli.

 

Suya ulaştıktan sonra da bu kaplumbağanın zorlu yolculuğu bitmiyor. Yaklaşık iki hafta dalamıyor ve su yüzeyinde dolaşıyorlar. Bu kez de kuşlara yem oluyorlar. Nihayet dalıp da yüzmeye başladıklarında ise insan faktörü giriyor devreye bir kez daha. Su kirliliği, tekne pervaneleri, suya atılan poşetler, balık ağları ile mücadele etmeleri gerekiyor.

 

Nihayet hayatta kaldıklarında ise 25-30 yıl içinde ancak erginleşiyor ve yumurtlamaya başlıyorlar, sonrası inanılmaz bir yolculuk, neredeyse tüm Akdeniz... Örneğin DEKAMER’in açıkladığı bir raporda görülüyor ki İtalya’da izlenen bir kaplumbağa Bodrum’a kadar ulaşabiliyor.

           

Bu kaplumbağaların en önemli besin kaynaklarından biri deniz anaları… İşte bu merkezin girişinde bir afiş karşılıyor sizi, üzerindeki resimde deniz anaları ve bir de naylon poşet yüzüyor denizin içinde. Afişin slogan çarpıcı: “siz farkı görebilirsiniz, ama bir kaplumbağa göremez…”

 

 

Kaynakça: 

Deniz Kaplumbağaları Araştırma Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi

Turkey 14th Edition, Lonely Planet, 2015

Share this post:

Similar Articles:

Harikalar Diyarı Halikarnassos

Harikalar Diyarı Halikarnassos

Bodrum, Bodrum… Adına şiirler, şarkılar yazılmış, kalbini orada bırakanların nice olduğu, cennetin yeryüzündeki bir parçası… Herodot’a göre dünyanın en güzel iklimine ve gökyüzüne sahip yeri.

Read more

Halfeti: Tarihi Sular Altında Bir Cennet

Adını duyduk, ama çoğumuz bilemedik sular altında kalan bu denli hayatın olduğunu. Geçmişe özlem, çoğumuzda var, kabul! Peki ya tüm geçmişini sular altına gömüp hatırlamak istediğinde görebileceğin tek bir anı bulamamak?

Read more
Maraş Filinin Uzun Ömrünün Kısa Hikayesi

Maraş Filinin Uzun Ömrünün Kısa Hikayesi

Bugün Kahramanmaraş'ın olduğu yerde bundan 3.500 yıl öncesine kadar bir fil türü yaşıyordu. Fakat değişen iklim şartlarına ve insana direnemedi. Bu, işte o filin hikayesidir...

Read more