Harikalar Diyarı Halikarnassos

Bodrum, Bodrum… Adına şiirler, şarkılar yazılmış, kalbini orada bırakanların nice olduğu, cennetin yeryüzündeki bir parçası… Herodot’a göre dünyanın en güzel iklimine ve gökyüzüne sahip yeri.

  • 14.12.2017
  • Buse Sayla

Bodrum, kendine has dokusunu, mavi sularını, beyaz evlerini, pembe begonvillerini, iç açan yeşilliğini korumak için adeta direniyor. Bu direniş milyonlarca turistin ilgisini de çekmiş belli ki. Türk turizminin göz bebeği olan bodrum çok eski yıllardan beri de birçok uygarlığın göz bebeği. Bu, şehrin simgesi olan Bodrum Kalesi’nden ve dünyanın yedi harikasından biri olan Halikarnas Mozolesine ev sahipliği yapmış olmasından da belli.

 

“Yokuş başına geldiğinde 
Bodrum'u göreceksin, 
Sanma ki sen 
Geldiğin gibi gideceksin

Senden öncekiler de
Böyleydiler 
Akıllarını hep Bodrum'da 
Bırakıp gittiler...”

Halikarnas Balıkçısı           

 

Bundan yıllar önce Karya Kralı Mausolos’un M.Ö. 353 yılında ölümünden sonra eşi ve kızı Kral adına Halikarnassos’da (günümüzde Bodrum) devasa anıt mezar yaptırır. Yunan ve Mısır mimarisinden esintiler taşıyan ihtişamlı anıtın boyunun yaklaşık 55 metre olduğu düşünülmektedir. Anıt birçok mimarın ortak ürünüdür. Anıtın yapımının uzun yıllar sürdüğünü kralın eşinin ve kızının ölümünden sonra inşaatı kardeşlerinin devraldığından çıkarsıyoruz. Anıtın 1500 yıl ayakta kaldıktan sonra büyük bir depremle yerle bir olduğu tahmin edilmekte. Saint Jean Şövalyelerinin kalan anıt kalıntılarını 1402 yılında yağmaladıkları ve Bodrum Kalesi’nin yapımında kullandıkları sanılıyor. Ne var ki, asıl mezar odasına ulaşamayan şövalyeler kralın ve karısı Artemisia’nın eşyalarına dokunamamışlardır. Kalenin güçlendirilmesinden sorumlu şövalye, hatıra defterine 12 basamaklı merdiveni, mezar odasına giden koridordaki kabartmaları ve heykelleri yazmıştır.

İngiliz bir arkeolog 1856-1857 yılında mozolede çalışmalar yapmış ve parçalarını (kabartmaları, Mausolos ve Artemisia'nın heykellerini, dört atlı arabanın parçalarını) İngiltere’ye götürmüştür. Eşyalar bugün ne hazindir ki British Museum’da sergilenmekte.

Kralın mezarı hakkında yapılan ihbar ile 2011 yılında tekrar çalışmalar başlamış, at kılı ile korunmuş 2500 yıl öncesine ait bir mezar daha bulunmuştur. Mezara gizli geçitler ile ulaşıldığı için ulaşılması da hayli zordur. Mezara ulaşıldığında maalesef ki öncesinde yerinin bilindiği ve yağmalandığı görülmüştür.

 

Günümüzde anıt mezar Bodrum’un göbeğinde evlerin arasında kalmış derin bir çukurdan ibaret. Açık hava müzesi ve kapalı sergi salonu olarak iki şekilde gezilebilmekte. Alan, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı müzeye dönüştürülmüştür. Arkanızda tiyatro, önünüzde kale, şehrin göbeğinde ve 2500 yıl önce yapılan, bir zamanlar devasa bir anıtın üzerinde dünyanın yedi harikasından birinde tarihe tanıklık etmek, ne harika değil mi?

 

 

Video: Penn Museum. University of Pennsylvania Museum of Archaeology and Anthropology.

Share this post:

Similar Articles:

Fener'den Balat'a

Fener'den Balat'a

İstanbul’un altın boynuzu Haliç’in kıyısında iki kadim semt bulunur: Fener ve Balat…

Read more
Kızlarağası Hanı

Kızlarağası Hanı

İzmir'in meşhuru, çarşının kıdemlisi, yorgun gezginin bir acı kahvesidir Kızlarağası Hanı. Gelen geçer, gezgin uğrar, oysa Han asırların hatıratını durup dinleyene saklar...

Read more

1500 Senelik Bir İstanbul Geleneği: Yedikule Bostanları

Yedikule Bostanları, bugün şehir surlarının dibinde, gözümüze küçücük görünseler de hala onlarca ailenin geçim kaynağı olmaya devam eden bin beş yüz senelik bir gelenektir aslında.

Read more