İnsanın Masalı

Ve bir yıldızın kaymasını izlemek gibidir bir insan ömrünü izlemek. Küçük bir pırıltıdan yanan bir topa dönüşür önce. Çocukluğun saf bir ışık hüzmesinden, gençliğin heyecanlı patlamalarına…

  • 14.11.2016
  • Pelin Sürmeli

Ve işte orada, fanus gibi bu gök kubbenin altında toplanmıştı insanlar. Derler ki onlar, milyonlarca yıllık yıldızların tozundan yaratıldılar. Belki de bu yüzden hep en karanlık gecelerde gökyüzüne bakıp geldikleri yıldızın hayalini kurdular. Söyleyebilirim ki, sevgili dostlarım, onlar daha yeryüzüne indikleri ilk gününden beri değişmemiştir.

İnsanların zaman kavramı bizimkinden daha farklıdır, bizim bir ömrümüze onlar binlerce ömür sığdırır. Ve bir yıldızın kaymasını izlemek gibidir bir insan ömrünü izlemek. Küçük bir pırıltıdan yanan bir topa dönüşür önce. Çocukluğun saf bir ışık hüzmesinden, gençliğin heyecanlı patlamalarına… Mekanlar, yüzyıllar, hikayeler değişse de hep aynı duygularla yanar içi. Nefret eder, hırslanır, aşık olur, yalan söyler, kandırılır, hayal kırıklığı yaşar, kaybeder, parçalanır. Ve zamanın sonsuzluğunda bu aynı gök kubbeyi paylaşan her bir insan, gün doğumunu seyretmeye gider bütün kötü duygularını yakmak için günün ilk ışıklarıyla. Ilık öğleden sonra güneşini bekler hayallere dalmak için. Gün batımlarını bekler şarap için ve geceyi, sevişmek için. Bütün bu duygu patlamaları içinde ömrü ilerledikçe insan, uzay boşluğunda ivmeyle hızlanarak ilerleyen bir gök taşı gibi alevlere teslim olur ve sönmeye başlar. Vakti azalır git gide. Yandıkça küle döner, yandıkça azalır, yandıkça söner. Ve gökyüzünde serbest düşüşe geçtiği koyu lacivert atmosferin içinde bir Van Gogh tablosu gibi çiğ sarı bir iz bırakır.

Ve biter. Bu hep böyledir, oysa herkes eşsiz bir hikaye bıraktığını sanır dünyaya. Aslında aynı şarkıda dans eden devasa bir balodan başka bir şey değildir insanlık. Bazen kol kola, bazense karşı karşıya… Her bir ayak izinde aynı duygularını okur, her bir kalıntısında aynı hikayesini dinleriz insanların. İşte bu yüzden, sevgili dostlarım, bir yıldızın kaymasını izlemek gibidir insan ömrünü izlemek. İnsanlığı anlamak için yıldızların hikayelerine kulak vermeniz yeterlidir…

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Boğaziçinin Süsü: Erguvan

Boğaziçinin Süsü: Erguvan

Her sabah telaşlı bir kuyruk oluşur Eminönü İskelesi’nde. Az sonra hareket edip İstanbul Boğazı’nı arşınlayacak vapurda en güzel yeri kapmak içindir bu telaş. Baharın ilk zamanları ise hele, Boğaziçi en güzel süsünü giyinmiş bekliyor olur sizi.

Devamını Oku
Zanaattan Ziyade bir Sanat: Sedefkârlık

Zanaattan Ziyade bir Sanat: Sedefkârlık

Bursa’nın asırlık nişanesi, şehirli ile gezginin ilgi odağı Ulu Cami çevresinde bulunan hanlar bölgesi… Meşhur Koza Han’ın karşısındaki Fidan Han’a misafiriz. Sedefkâr Mümin Orhan’ın atölyesine…

Devamını Oku
Başlangıçların Diyarı Anadolu

Başlangıçların Diyarı Anadolu

Bir Usta’nın özenle, sabırla yarattığı her bir eser, ardında onun öyküsünü gizlemekte… Bir Usta, koca bir ömrü anlatmakta bize bazen. Bir Usta, koca bir öyküsünü anlatmakta insanlığın…

Devamını Oku