Yılanlı Sütun ve Delfi Kahini

Sultanahmet Meydanı’na bir dahaki gidişinizde, Antik İstanbul Hipodromu’nun tam üzerinde durduğunuzu hatırlayın ve Delfi Kahini’nin üzerine oturup Apollo ile konuştuğu yılanlı sütunun yanı başınızda olduğuna dikkat edin!..

  • 14.11.2016
  • Pelin Sürmeli

Bundan yüzyıllar önce, Antik Yunan zamanlarında, Delfi Kahini olarak bilinen Pythia adında kıtalara ün salmış bir kız yaşarmış. Pythia, dünyanın merkezine açılan bir yarığın üzerine koyduğu üçayaklının tepesine oturur, defneyaprağı koklar ve transa geçermiş. Transa geçtiği zaman, bilgeliğin tanrısı Apollo onunla iletişim kurar, büyük imparatorlukların sonunu, kıtlıkları, medeniyetleri yok edecek kadar büyük depremleri ona anlatırmış. Derler ki, Plataea Savaşı öncesi Delfi Kahini’ne giden Pers imparatoruna kahin ‘Büyük medeniyet yok olacak’ demiş, Pers imparatoru da Yunan medeniyetinin sonunu getireceğinden emin savaşa girmiş ve kaybetmiş; böylece büyük Pers medeniyeti yok olmuş. İmparatorlar, komutanlar ve en güçlü valiler, külçe külçe altınları ve göz kamaştıran hediyeleriyle Delfi Kahinine gider ve devletleriyle ilgili önemli sorular sorarlarmış. Her gelen ziyaretçi, ait olduğu şehir-devletin hazineliklerine hediyelerini bırakırlarmış, öyle ki Apollo Tapınağına giden yol dillere destan bir gösteriş ile göz kamaştırırmış. Yüzyıllar sonra, Antik İstanbul Hipodromu’nun en ortasında antik bir üçayaklı dururmuş. Derler ki, bu üçayaklı, Yunan zaferini simgelemesi için Büyük Constantine tarafından Delfi’den İstanbul’a getirilmiş. Üçayaklının tepesindeki üç yılanbaşı yok olmuş, ancak günümüze kadar sağ kalabilen bir yılanbaşı bugün İstanbul Arkeoloji Müzesinde görülebilir. Sultanahmet Meydanı’na bir dahaki gidişinizde, Antik İstanbul Hipodromu’nun tam üzerinde durduğunuzu hatırlayın ve Delfi Kahini’nin üzerine oturup Apollo ile konuştuğu yılanlı sütunun yanı başınızda olduğuna dikkat edin…

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Ege’nin Kıyısında bir Sakin Şehir

Ege’nin Kıyısında bir Sakin Şehir

Etrafındaki her yer çılgınken, sakin kalmak dâhicedir derler. Bunun mümkün olduğu yer kaldı mı sahi ülkemizde? Cittaslow denen diyarlar belki de dâhilerin yeni sığınağı.

Devamını Oku
Başlangıçların Şehri: Malazgirt

Başlangıçların Şehri: Malazgirt

Gezginin tıkladığı kapı, bir zamanların ulu hükümdarı Alparslan’ın kudret ve inanç ile araladığı Malazgirt’e açılıyor.

Devamını Oku

Halep’ten Antakya’ya Bir Keşiş Hikayesi

Antakya’da büyüyen çocuklar için şehir sırlarla dolu bir şark masalı gibidir. Bu şark masalı, binbir öykünün bakiyesini biriktirir ve Akdeniz'e döker asırlardan beri. Yalnız Asi'nin bildiği masalları dinler Antakya çocukları. O masallar ki üzümün paslı tadı gibidir: hafif buruk ve büyüleyici.

Devamını Oku