İskilip’ten

Kadir Tahtacı'nın objektifinden İskilip'e yürek dolusu bir bakış.

  • 14.11.2016
  • Emre Bostancı

“ağlama anne benim icin ağlama
ben de herkes kadar yandım
sen ne olur çocukluğumu sakla
tek kalan bu elimde avucumda…”

Sezen Aksu

Ağladıkça yeşermeyen dağlara, sonbahar damlayan damlara, durana yürüyene, “dağlar, insanlar hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir barıştır” diyebilene ve her sabah acısını süpürmek için kapısını açan analara İskilip’ten bin selam ile!..

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Girizgah III

Girizgah III

Teskin eden nedir insanı onca hengameden sonra? Ya martıların esrik kahkahası, ya çekiçlerin sebatla vuruşu bakır parelere. Hele bir gözler görmesin kalabalık çarşıları, hele bir siftah yapmasın usta, hele arşınlanmasın patikalar yorulmaksızın, o zaman özler insan huzuru.

Devamını Oku
Tarihe Dokunan Bir Köy: Sille

Tarihe Dokunan Bir Köy: Sille

Sille, ilkin Rumlara şimdi ise Mevlana hoşgörüsünün mirasçılarına yuvalık yapan bir diyar. Tarihi dokunun buram buram hissedildiği, kültürün ilmek ilmek bezendiği, kültürel çeşitliliğin emsali bir köy burası.

Devamını Oku
Bekleyişler ve Gece

Bekleyişler ve Gece

Anadolu’da aşklar ağır, yavaş; Anadolu’da yazlar kurak… Ve huyudur insanın aşkını sevdiğinden gizleyip geceye anlatması. Aşığın şansıdır ki gece dut yapraklarının arasından esen rüzgarlar avluları aşıp ahşap çerçeveli pencereye ulaşır. Söylenemeyen ne varsa Anadolu’da bir gece yarısı o ahşap çerçeveli pencerelerden fısıldanır yaz geceleri.

Devamını Oku