Cinnah 19

Bakmasını bilen gözlerin karşısına sürekli güzellikler çıkartan bir şehir Ankara… Çıkmaz bir sokak, ferah bir teras, sarmaşıklı bir duvar; bir anda insanın karşısına çıkar, yüzünü gülümsetir. Çoğu zaman da arkasında büyük hikâyeler taşıyan yerlerdir bunlar üstelik. Merhum bir devlet adamının evi, eski bir sefaret bahçesi, yakın tarihin ilk’lerinin yaşandığı bir balo salonu.

  • 14.11.2016
  • Jeyan İdil Aslan

Cinnah 19; Ankara’nın merkez ilçesi Çankaya’nın Cinnah Caddesi üzerinde bulunan, işte tam da böyle bir apartman. Konumu itibariyle Ankara’nın kilit noktalarından birinde bulunur. Üzerinde bulunduğu cadde, adını Pakistan’ın tarihi lideri Muhammed Ali Cinnah’tan alır. Cadde, 1970’li yıllara kadar Vali Dr. Reşit Caddesi olarak anılır. Dönemin Belediye Başkanı Vedat Dalokay, Pakistan’da katıldığı mimari bir projede aldığı ödül sonrasında, ülkenin liderinden esinlenerek caddenin ismini Cinnah Caddesi’ne çevirir. Atakule’den başlayıp Kavaklıdere Meydanı’nda son bulan cadde, Kızılay’la Çankaya’yıbirbirine bağlar. Almanya, Afganistan, İsveç, Hindistan, Macaristan ve Yugoslavya Konsoloslukları, caddenin önemli yapıları arasında yer alır. 1950’lerde konut ağırlıklı olan caddede; günümüzde iş yerleri ağırlıktadır. Öyle ya da böyle yolu Ankara’dan geçen hemen herkesin uğradığı duraklardan biridir bu dik yokuşlu cadde.

Cinnah 19, Cinnah Caddesi’nin o meşhur yokuşunun nispeten başında, sol tarafta yer alır. 15’i iki katlı, 17 dairelik yapı; caddeye dik olarak konumlanmış, aynı zamanda kuzeye ve manzaraya yönelmiş bir açıda durur. Bir akşamüstü üç arkadaş büyük bir hayranlıkla bu apartmanı izleriz. İçine girer, merdivenlerini çıkar, merdivenlerini ineriz. Çatısında şu an atıl konumda olan havuzu, bahçesinin düzeni bizi çok etkiler. 

Rastgele bir kapıyı çalar, içeri bakmak için izin isteriz. Hava Meydanları emeklisi yaşlı bir çift bizi buyur eder, evlerini gezdirir. Böyle tatlı bir anı ile girer Cinnah 19 hayatımıza…

Asıl adı “Meydanlar Müdürlüğü İşçileri Yapı Kooperatifi Apartmanı” olan Cinnah 19, havaalanında çalışan mühendis ve mimarlara mesken oluşturmak amacıyla inşa edilmiş. 1954 yılında Mimar Nejat Ersin ve ekibi tarafından tasarlanan binanın yapımı 1957’de sona ermiştir. Cinnah 19; Emin Onat’ın Hayat Apartmanı (1959), Ahmetler’deki 96’lar Apartmanı (1956) ve Büklüm Sokak’taki Fikir İşçileri Kooperatifi (1957) ile ortak kullanım alanlarına sahip yapılar arasında sayılı örneklerden. Çeşitli kaynaklarda, binanın mimarisinde, dönemin ünlü modern mimarları Le Corbusier, Oscar Niemeyer, Lucio Costa ve Edward Durrell Stone’un etkisinin görüldüğü söylenmektedir. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve Cumhurbaşkanı Celal Bayar; Cinnah 19’un, yakınındaki mimar Hayati Tabanlıoğlu’nun Çankaya Camii ile birlikte tek bir yeşil alan içine alınarak korunmasını talep etmişler, ancak 1960 darbesi sonucu bu girişim rafa kaldırılmıştır. Bugünse kimi dairelerinde ofisler, kimilerinde evler ile Cinnah Caddesi’ndeki varlığını devam ettiriyor.

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Sille: Ustaları Kadar Kadim

Sille: Ustaları Kadar Kadim

Ölümün kıyısından dönüp tekrardan canlanan yaşlı bir dede gibi Sille. İnsanoğlunun çok eski şahitlerinden, dostlarından biri. Dünya’nın en eski kilisesilerinden Aya Eleni’yi barındıran bir köy. Köyle ilgili eski olan tek şey yapıları değil, bağrını açıp yetiştirdiği ustaları.

Devamını Oku
İstanbul’un Mistik Yüzü

İstanbul’un Mistik Yüzü

İstanbul’un envai çeşit mistik mekanından biri de şehrin denize en yakın ve en yüksek tepesi olan “Yuşa”dır. Yuşa Tepesi, büyüleyici manzarasıyla olduğu kadar, manevi havasıyla da özel bir konuma sahiptir. Tepenin kutsiyeti, üzerinde antik çağda adına yapılan bir tapınağın bulunduğu, “İyi Rüzgarlar Efendisi Ourios”a kadar dayandırılmaktadır.

Devamını Oku

Halfeti: Tarihi Sular Altında Bir Cennet

Adını duyduk, ama çoğumuz bilemedik sular altında kalan bu denli hayatın olduğunu. Geçmişe özlem, çoğumuzda var, kabul! Peki ya tüm geçmişini sular altına gömüp hatırlamak istediğinde görebileceğin tek bir anı bulamamak?

Devamını Oku