Sanatın Köyü Bademler

Bir köy düşünün tiyatrosu, kütüphanesi olsun. Üstelik bir oyuncak müzesine de sahip olsun. Halkının sıcakkanlılığını görünce “neden daha önce gelmemişim ki” diye hayıflansın insan.

  • 15.02.2017
  • İlayda Doğan

Urla’ya bağlı, Seferihisar’a komşu, misafirperverliği, temizliği ancak en çok sanatseverliği ile hayran bırakıyor Bademler Köyü. Köye öğretmen olarak atanan Mustafa Ararat aşılamış tiyatro sevgisini. Otuzlu yıllardan beri de her yıl oyun çıkarmış. Üstelik oyuncular da yine bu köyden. Yediden yetmişe tüm koy halkı oynarmış tiyatroda. Tiyatro aşkının ne denli büyük olduğunu sohbet ettiğimiz oyunculardan dinledik. “Sadece alkışlar yetiyor bize” diyen,  gençken oynadığı karakterin sözlerin hala hatırında olduğunu söyleyen teyzeler sayesinde anladık sanat sevgilerini. Bu özveri ve emek birçok ödülle taçlandırılmış.

Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ile Türk sinemasına ilk uluslararası ödülü kazandıran, Necati Cumalı’nın eserinden uyarlanan Metin Erksan imzalı “Susuz Yaz” Bademler Köyü’nde çekilmiştir.

Arkeolog Dr. Musa Baran’ın kurmuş olduğu oyuncak müzesi de Bademler Köyü’nü kıymetli kılan yerlerden. Burası ilk oyuncak müzesi olma özelliğini taşıyor. Müzede çamurdan oyuncaklar, cam-taş-kiremit oyuncaklar, düdükler, kavallar ve daha pek çok oyuncak sergileniyor. Oyuncakların yanında geleneksel kıyafetler ve eşyalar da bu müzenin içinde yer alıyor. Müzenin girişinde ise yüzleri gülümseten şu sözler yazıyor:

 

"Yüz yılı aşkın yaşadım.

Ulu konuklar ağırladım.

1981’de onarıldım.

Oyuncaklarla donatıldım.

Kapım her zaman açıktır.

Oyun bilenler gelsin.

Yüzü gülenler,

Gerçeği görenler,

Canlar, erenler gelsin.

Çocuklar siz de gelin!

Gülün oynayın.

Ben Musa Hoca’nın eviyim."

 

Bademler Köyü’nde okuma yazma oranı yüzde doksanlarda. Halk Kütüphanesi de olan bu köyde şaşırmamalı bu orana. Yalnız zihinler değil, sokaklar da tertemiz. Bademler Köyü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2012 yılında yapmış olduğu yarışmada en temiz köy seçilmiş! Köyde teneke, kağıt ve plastik atıklar için ayrı kutular bulunmakta. Pazar günleri ise köyün pazarı. El açması gözlemeler ve ev yapımı likörlerin yanında bostan ne verdiyse tezgahta bulmak mümkün.

 

Öyle hoş karşılıyorlar ki gelenleri; yoldan çevirip muhabbet eden, köylerini anlatan güzel insanlar var bu aydın beldede. Gezginler, 27 Mart Dünya Tiyatrolar gününde düşürsün yolunu buraya. Sabahtan demli bir muhabbete, akşamına tiyatroya davetlisiniz.

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Pera’nın Kültür Aynası: BiblioPera

Pera’nın Kültür Aynası: BiblioPera

Hafızasında İstanbul'un envai çeşit katmanını barındıran Beyoğlu'nda dokuz araştırma merkezi buluşuyor, bilginin zanaatkarlarını ağırlıyor. BiblioPera kültürlerin biriktirdiği mirası bir uğrakta buluşturuyor.

Devamını Oku

İstanbul’un Göbeğinde Bir Anadolu Kasabası

“İstanbul’un göbeğinde bir Anadolu kasabasında yaşıyor gibi hissediyorum…” diyerek heyecanla anlatıyor Suna Hanım. Anadolu kasabasından kastı ise; herkesin birbirini tanıdığı, selamlaştığı, yardımlaştığı, bir ve beraber olduğu mekan: Kuzguncuk.

Devamını Oku
Safranbolu: Geyik Boynuzları, Asmalar ve Yemeniciler

Safranbolu: Geyik Boynuzları, Asmalar ve Yemeniciler

At nalları, nazar boncukları, kurutulmuş sarımsaklar… Neler koymayız ki ev girişlerine Anadolu’da. Her birinin başka bir kıymeti, başka bir masalı var. Geyik boynuzları da bizi tarihi Safranbolu evlerinde karşılıyor…

Devamını Oku