Pera’nın Kültür Aynası: BiblioPera

Hafızasında İstanbul'un envai çeşit katmanını barındıran Beyoğlu'nda dokuz araştırma merkezi buluşuyor, bilginin zanaatkarlarını ağırlıyor. BiblioPera kültürlerin biriktirdiği mirası bir uğrakta buluşturuyor.

  • 18.03.2017
  • Şeyma Çakan

Beyoğlu, adını bir bey oğlunun vakti zamanında bu bölgedeki bir konakta oturmasından alır. Beyoğlu’nda, Tünel ile Taksim arasında uzanan İstiklal Caddesi ve ona açılan sokakların belirlediği alanı kapsayan semte, Yunancada “karşı yaka”, “öte” anlamına gelen Pera denirdi. Tarihi yarımadanın ve Haliç’in karşısında gelişen Pera, 19. yüzyılda Osmanlı’nın ticaret merkezi olması ve öteden beri kültürel etkinliklere ev sahipliği yapması ile adeta şehrin odak noktası olagelmiştir. Böylesi zengin bir kültüre ve tarihe sahip bir bölgedeki araştırma merkezleri, kütüphaneler hala büyük bir öneme sahip.

 

Sosyal Bilimler, Sanat ve Beşeri Bilimler hakkında araştırma yapanlar ya da bu konulara ilgisi olanlar burada bulunan envai çeşit araştırma merkezinden faydalanabiliyor. Bu bölgede hemen hemen aynı alanlarda hizmet veren kütüphanelerin kaynaklarının ortak bir mecradan taranabilmesini hedefleyen fikir 1980’lerde ortaya atılmış hatta bazı araştırma merkezleri bir araya gelip kendi kataloglarını daktilo ile yazarak derlemişler. Takip eden yıllarda da benzer girişimlerde bulunulmuş ancak başarılı olunamamış.

 

Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED) bursiyerinin önerisi üzerine bu fikir 2014 yılında tekrar gündeme gelmiş. Koç Üniversitesi Suna Kıraç Kütüphanesi tarafından ele alınan ve İstanbul Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen “BiblioPera: Beyoğlu Araştırma Merkezleri Ağı Projesi” Kasım 2016’da erişime açılmış.

Proje, bu kurumların yoğunlukla tarih, arkeoloji, edebiyat, sanat, şehircilik ve mimarlık araştırmalarına yönelik ihtisas koleksiyonlarını tarama ve karşılaştırmalar yapma imkanı tanıyor.

BiblioPera, Beyoğlu’nda faaliyet gösteren dokuz kültürel ve bilimsel araştırma kurumunu tek bir çatı altında toplamış. Proje Koordinatörü Mehmet Kentel’in bahsettiği üzere bu projenin birkaç farklı ayağı var. En temel ayağı, ortak kütüphane kataloğu. Diyelim ki bir kitap arıyorsunuz ve Pera’daki araştırma merkezlerinde olabileceğini tahmin ediyorsunuz. Hepsine tek tek bakmak yerine bibliopera.org sitesindeki ortak kataloğa giriyorsunuz ve kitabın bulunduğu tüm kurumlar listeleniyor. Eğer kitap halihazırda dijitalse ona web sitesinden de erişmek elbette mümkün.

 

“Bu, araştırmacıların ve kütüphanecilerin işini ciddi anlamda kolaylaştıran bir araç. Eskiden, yaygın olarak bilinen ANAMED ya da SALT Galata’da araştırma yapan biri orada aradığı kaynağı bulamadığında başka bir seçenek yok diyordu. Şimdi BiblioPera’da araştırma yaptığında onlarda olmayan kaynağın Sismanoglio Megaro’da bulabilir. Dolayısıyla diğer yedi kuruma olan ilgiyi de arttırmayı hedefleyen bir proje.”

 

Mehmet Bey, BiblioPera’nın yalnızca bir ortak katalog projesi olmadığını vurguluyor:

 

“Bu mecranın aynı zamanda bizden haberlerin, dokuz araştırma merkezi bileşeninin düzenlediği sergiler, konferanslar ve sair etkinliklerin paylaşıldığı bir platform olmasını istiyoruz. Daha da ötesinde bu çatının yeni işbirlikleri, yeni projeler de üretebilecek bir yapısının olmasını hedefliyoruz. Yani sadece bu dokuz kurumun yaptığı şeyleri bir araya getiren değil, kendisi de yeni bir şeyler yapan, projeler geliştiren, etkinlikler düzenleyen; buradaki araştırma kimliğini geliştiren bir yapı olmasını arzuluyoruz.”

 

Beyoğlu Araştırma Merkezleri Ağı’nın “ağırlıklı olarak yüksek lisans, lisans ve doktora öğrencileri, akademisyenler; sadece Türkiye’de değil tüm dünyada bu kurumların kaynaklarını araştırmaları için kullanabilecek Osmanlı ve Bizans üzerine; neolitik dönemde İstanbul’daki yerleşimler, Beyoğlu’nun tarihi gibi konularda çalışan kitleye erişildiğini ve onlardan olumlu dönüşler alındığından” bahsediyor Mehmet Kentel. Netice itibarıyla bölgenin kültürel hafızasını, kültürel mirasını korumak gibi önemli bir görevi sürdüren bu kurumları buluşturarak bu coğrafyanın farklı damarlardan beslenen hafızasını harmanlayan BiblioPera Projesi’nde emeği geçen herkes büyük bir teşekkürü fazlasıyla hak ediyor. Kalemlerinde tarihin ve kültürün şekillendiği bilgi zanaatkarları BiblioPera’da buluşuyor. Bize de bu kervana hevesle katılmak düşüyor.

 

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Maraş Filinin Uzun Ömrünün Kısa Hikayesi

Maraş Filinin Uzun Ömrünün Kısa Hikayesi

Bugün Kahramanmaraş'ın olduğu yerde bundan 3.500 yıl öncesine kadar bir fil türü yaşıyordu. Fakat değişen iklim şartlarına ve insana direnemedi. Bu, işte o filin hikayesidir...

Devamını Oku

Ustamdan

“Dedim Usta, herşeyi sizden öğrendik”

Devamını Oku

Assos’un Et Yiyicileri: Sarcophagi

Kireç taşından bir lahit içine konan ölü bedenlerin birkaç hafta içinde yok olması bir Antik Yunan büyüsü mü? Yoksa pagan tanrıların bir oyunu mu? Peki ya ölü yiyiciler?

Devamını Oku