Kızlarağası Hanı

İzmir'in meşhuru, çarşının kıdemlisi, yorgun gezginin bir acı kahvesidir Kızlarağası Hanı. Gelen geçer, gezgin uğrar, oysa Han asırların hatıratını durup dinleyene saklar...

  • 30.03.2017
  • İlayda Doğan

"Kızlarağası Hanı" by Haluk Cömertel // CC BY

"Kızlarağası Hanı" by Haluk Cömertel // CC BY

Özgün yapısı ve tarihi dokusu, içeri girince aldığınız kahve ve tütsü kokusu ile Kemeraltı Çarşısı’na yarenlik ediyor bu Han. El yapımı çini dükkanları, gümüş takıları, geleneksel el sanatları ürünleri, halıları, deri çantaları ve hediyelik eşyaları ile gezginlerin kadim uğrağı Kemeraltı’nda bir incidir Kızlarağası Hanı.

 


“Kızlar ağası Hacı Beşir Ağa’nın yaptırdığı Han’ın inşa kitabesindeki tarihe göre 1744’te bina edildiği kesin olarak anlaşılmaktadır (…) Kızlar ağası Hanının üst katında avluya bakan, 5 sütunlu, 6 sıra kemerli, yegane revakı ve cephesindeki bindirme konsollar üzerindeki çıkma cumbalı şahnişinler sebebiyle Osmanlı han mimarisi arasında sayılmaktadır. 4000 metre karelik, kareye yakın dikdörtgen planlı, 2 katlı, kuzey bölümdeki bedestenleri tek katlı, yaklaşık 600 metre karelik büyük avlusu olan görkemli bir yapıdır.”*

 

Yapımı 1592’de tamamlanan Hisar Camii de Han’a asırlardır yoldaşlık etmektedir. İzmir’in en eski yapılarından biri olan Hisar Camii’nin içi Osmanlı süsleme sanatının en nitelikli örneklerini barındırmaktadır.  

 

İki katlı olan Kızlarağası Hanı’nın zemin katı depolama ve ticaret amacıyla kullanılmış. Tüccarlar, yükleriyle develer ve hizmetkarların kalabileceği odalar, malların boşaltıldığı ve pazarlandığı dükkanlar bulunurmuş. Üst katında ise geceleri konaklamak isteyenler için odalar varmış.

 


Kızlarağası Hanı asırlar boyunca sürdürdüğü ticari işlevinin yanı sıra bugün restore edilmiş haliyle gezginleri ağırlıyor. Yolu düşenler Han’ın avlusunda hatırlı bir acı kahve içip soluklanıyor.  Kahvelerle beraber başlayan koyu muhabbet de Kemeraltı Çarşısı’nın arşınlanan yollarının yorgunluğunu unutturuyor. Han, bir acı kahvenin kırk yıllık hatrını zihinlere nakşederken nice ustalara ve çıraklara her gündoğumunda bereket kapısı oluyor…

 

 

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Bir Şehir Hayaleti

Bir Şehir Hayaleti

“Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burada bir insanı sevmekle bitiyor her şey” der Sait Faik. “Burada” derken kastı, İstanbul...

Devamını Oku
Turuncu Bir Akdeniz Hikayesi

Turuncu Bir Akdeniz Hikayesi

Akdeniz güneşi yalnız doğayı ve toprak dostlarını değil, kültürü de yorulmaksızın besler asırlardan beri. Üzerinde Akdeniz güneşinin eksilmediği Turuncubağ'a bir selamdır bu yazı...

Devamını Oku
Sanatın Köyü Bademler

Sanatın Köyü Bademler

Bir köy düşünün tiyatrosu, kütüphanesi olsun. Üstelik bir oyuncak müzesine de sahip olsun. Halkının sıcakkanlılığını görünce “neden daha önce gelmemişim ki” diye hayıflansın insan.

Devamını Oku