Kemik Tarak

Aşığın bakışını bahar, zülüflerini kement, dalgasını tanıdık denizlere benzeten nedir? Tarağa şâne, tarak ustasına şânesaz demişler. Kemikten tarak yontan Sivas'ın şanesazlarına saygı duruşudur bu yazı.

  • 01.04.2017
  • Gamze Yılmaz

Saçlar, her yaş her toplum ve her cinsiyet için özel bir önem taşır. İnsanoğlu öteden beri güzelliğini ve cazibesini artırmak için bakımlı ve gösterişli saçlardan yardım alır. Zamana göre kesimler, modeller değişir ama saçların şöhreti azalmaz. Kimi zaman saçlar güç gösterisi için kullanılır. Çoğu krallıkta soyluluğun göstergesidir. Bazı topluluklar için saç modelleri yaşam felsefesinden birer kimliğe dönüşürken aynı zamanda kişileri birbirine bağlar. Kemik tarağın serüveni MÖ 6. yüzyılın son çeyreği Friglerin yıkılışı ve Perslerin bölgeye hâkim oluşuna dayanır. Friglerin Kızılırmak’ın yakınlarında kurmuş oldukları medeniyetin kalıntılarında fildişi tarakların kullanıldığı yapılan araştırmalarla öğrenilmiştir. Perslerin hâkimiyetinden sonra devam eden el sanatları ve kişisel ihtiyaçların talebi sayesinde envai çeşit tarak günümüze kadar ulaşmıştır. Sivas'a ait bir el sanatı olan kemik tarak ne yazık ki ham maddenin eksikliği ve usta olmayışından dolayı kaybolmaya yüz tutmuş değerler arasında bulunmaktadır. Oysaki 19. yüzyılda kemik tarağa sahip olmak bir lüks idi. Yol kesen eşkıyalar için para ve kemik tarak alınacaklar arasında ilk sırada bulunmaktaydı. O asırda devam etmekte olan açlık ve susuzlukla birlikte var olan bit salgınını önlemek için kemik taraklar kullanılmaktaydı.

 

Kemik tarağın yapımında manda, tosun ve koç boynuzu kullanılır. Boynuzun kullanılma nedeni insan tenine uyumlu ve organik olmasıdır. Boynuz keratin içermesiyle saçı daha sağlıklı hale getirir. Boynuzun yapısı bir nevi tırnağa benzediğinden tarama esnasında saça zarar vermez; boynuzu tarak için eşsiz kılan en önemli nedenlerden biri de budur.

Bir boynuzdan tarak yapabilmek için neredeyse iki yıl usta ellerde sabırla beklenir.

Ustanın eline geçen boynuz ilk önce torbalara yerleştirilir, hava almaması için sıkıca bağlanarak kurtlanmaya bırakılır. Kurtlanan boynuz vurularak kurtlardan arındırılır ve sonra boynuz açık havada kurumaya bırakılır. Bu kuruma işlemi sırasında güneş yerine rüzgârdan yardım alınır. İki yılda tam kuruma gerçekleşir. Boynuzun iki ucu kesilir ve boyuna, dikey bir kesik atılır. Sonra ateşte yumuşatılır, boynuz kâğıt gibi açılır, buradan prese geçilir. Preslenen boynuzlar erkek tarağı, kadın tarağı, sakal tarağı, cep tarağı ve çift yüzlü tarak olmak üzere biçimlendirilir. Talebe göre yıllar içinde boyutunda ve modelinde değişime uğramış olan kemik tarakta en sık görülen kuş motifidir. Kemik tarağın yapımı ustalar için meşakkatli olsa da onlar için en kötüsü kemik preslenirken ortaya çıkan tozun sağlığa zararlı olmasıdır.

 

 

 

 

Eski dönemlerde büyük talep gören kemik tarak değişen düzene yenik düşen el sanatlarından olmak üzere ne yazık ki. Şimdilerde ustalar geçim derdinden boynuzları takı ve hediyelik eşya olarak da değerlendirmekte. Önceleri babalarımızın cebinde tarak eksik olmazdı. Saçlar sürekli arkaya doğru taranır; tertipli ve düzenli görünürlerdi. Daha eskilere gidersek beyzadeler kolalı gömlekleri ve şık takımlarıyla yollarda salınırken aksilik o ki çıkan rüzgârda dağılan saçlarını yanlarında bulundurdukları taraklarıyla düzeltirlerdi. Mahallenin bıçkın delikanlıları sevdalılarıyla buluşmadan önce gür bıyıklarını dizginlemede taraklardan yardım alırdı. Hanımefendiler unutulur mu hiç! Onların da beline düşen saçları annelerinin elleriyle taranır, bir de saçlarına mavi boncuk takılarak nazardan korunurdu. Gelinlik kızlara gümüş tarak ve ayna hediye edilirdi. Her tarağın bir hikâyesi ve bir anlamı vardı. Bu hikâyeler ve anlamlar yaşa, cinsiyete, geleneğe, coğrafyaya, zamana göre değişse de usta ellerden çıkan taraklar her zaman insan hayatının vazgeçilmezleriydi. Asıl vazgeçilmez olan ise zanaatını gönlüyle, nasır tutmuş eliyle, yorulmuş gözleriyle, kaybolmasından korktuğu emeğiyle yapan ustalardır.

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Safranbolu: Geyik Boynuzları, Asmalar ve Yemeniciler

Safranbolu: Geyik Boynuzları, Asmalar ve Yemeniciler

At nalları, nazar boncukları, kurutulmuş sarımsaklar… Neler koymayız ki ev girişlerine Anadolu’da. Her birinin başka bir kıymeti, başka bir masalı var. Geyik boynuzları da bizi tarihi Safranbolu evlerinde karşılıyor…

Devamını Oku
İstanbul’da Bir Kabak Kemane Ustası

İstanbul’da Bir Kabak Kemane Ustası

 İstanbul’un karmaşasının orta yerinde, Mecidiyeköy’de yükseliyor müzik sesleri ’89 Manisa doğumlu genç usta, müzisyen Ruşen Can Acet’in ellerinden. Bütün engelleri aşıp evinde kurduğu atölyesine girince ortada ciddi bir çalışma olduğunu görüyoruz, hayranlığımız daha da artıyor.

Devamını Oku

Bin Yıllık Usta Hikayesi: Yemenici Deniz Usta

Bin yıllık bir zanaatin bayrak devri hikayesidir bu. "Baba mesleği" demişler adına. Emeği sonsuza taşıyan bir nişan adeta.

Devamını Oku