Sille: Ustaları Kadar Kadim

Ölümün kıyısından dönüp tekrardan canlanan yaşlı bir dede gibi Sille. İnsanoğlunun çok eski şahitlerinden, dostlarından biri. Dünya’nın en eski kilisesilerinden Aya Eleni’yi barındıran bir köy. Köyle ilgili eski olan tek şey yapıları değil, bağrını açıp yetiştirdiği ustaları.

  • 06.04.2017
  • Emine Nural Öztürk

Sille’nin asırlara kafa tutabilmesinde şüphesiz ustalarının payı büyük. Yaşar Usta işte onlardan biri. Elli dört yılını “Toprağa Şekil Verme Ustalığı”na adamış bir duayen. Oğlu Celalettin Bey de babadan devralmış mesleği, beraber sürdürüyorlar bu sanatı. Yaşar Usta'nın ustasına da dededen miras bu zanaat. Ne güzel bir aktarım, yıllara yedirilmiş emek, buram buram alın terinin o gülvari burcusunu duyduğumuz.

 

“Bu meslek hata kabul etmez” diyor doğma büyüme Silleli olan Yaşar Usta. Ustasından öğrendiği toprağa şekil verme sanatını ara vermeden sürdüren Yaşar Usta, Sille’de kalan son çömlek ustalarından biri, hatta yüz elli ustadan bir tek o kalmış.

 

Vakti zamanında yaban ellere gidilir orada da bu meslek icra edilirmiş, öyle diyor Yaşar Usta. O da bir süreliğine gitmiş yabana ama dönmüş sonra memleketine. Şimdi ise ustasından öğrendiği sanatı aynı yerde çıraklarına öğretiyor. Ustasından kalan 350 yıllık mağaranın loş ışığında toprağı şekillendiren Yaşar Usta çömlek, testi, güveç türü toprak mamuller yapıyor. Çömlek işine çocuk yaşta başladığını anımsatan Yaşar Bulut, o yaşlarda Sille'de çömlekçiliğin oldukça rağbet gören bir meslek olduğunu belirterek,

"O zamanlar Sille'de 150'ye yakın çömlek ustası ve 15'e yakın dükkan vardı. Bazıları dışarı işe bile giderdi. Ancak zamanla bu mesleğe rağbet azaldı. Çok zahmetli bir meslek. Topraktan ürünlere eskisi gibi ilgi de olmayınca artık çırak bulamaz hale geldim. Nevşehir taraflarında bu işe merak salanlar var ama Sille'de maalesef ben sonuncuyum."

Meftun olduğu sanatının en önemli unsurunun toprak olduğunu vurguluyor:

"Ben çömlek yaparken eğer testi ya da süs eşyası gibi şeylerse Sille'nin toprağını kullanıyorum. Ancak mutfakta kullanılacaksa Sille'nin toprağı ateşe fazla gelemediği için Eskişehir'den özel toprak getirtiyorum. O toprak iki bin dereceye kadar dayanıklı ve sağlıklı bir toprak. Testi yaparken toprağa bazı diğer toprak çeşitlerinden de katıyorum ki dışına nem verebilsin. Bir zamanlar İngiltere'den bile çömlek siparişi alıyordum. Şimdi Konya ve il dışından gelen siparişler ile meşgul oluyorum"

 

 

Vefatından önce ustası, mağaranın arkasındaki yerine gidip gelirken Yaşar Usta’yı ziyaret ediyormuş. Yaşar Usta da ona testi veriyormuş soğuk su içsin diye. Çalıştıkları mağarayı şimdilerde Yaşar Usta'nın çekip çevirdiğini görünce de mutlu oluyormuş. Günlerden bir gün usta rahatsızlanmış, o da gidememiş ziyarete. Ama giden biriyle bir testi yollamış ustasına. Ustası su içmek için sürahiyi istediğinde “Bana Yaşar’ı getirin!” deyivermiş.

 

Ne kadar yüce bir duygu! Çırağını, eğittiği ustayı, emeğinin ürünüyle özleştirmek, özdeşleştirmek! Yaşar Usta bunları söylerken gözleri doluyor tabii. Ne büyük bir bağ; gözle değil kalple görülebilen.

 

Oğluyla konuştuğumuzda “Biz doğma büyüme buralıyız, evimiz de dükkanımızın karşısında. Atölyemiz de az ileride. Ben mum atölyesinde çalışıyordum evvelden. Sonra babamla beraber devam ettik” diyor Celalettin Bulut. Yaşar Usta’nın oğlu Sille’deki geleceği görmüş. Atölyenin yakınına bir küçük dükkan açmış. Atölyede yaptıklarını satıyorlar burada. “Eşimin çok desteği oldu” diyor Celalettin Bey. Kadın eli değmeyegörsün tüm emektar kavramlara! Su gibi aziz olur toprak azim, emek ve sabırla...

 

"Babam hep meraklıdır. Bir topraktan tuttu mu oldu deyip bırakmaz, farklı farklı topraklar getirir onları da dener."

 

İşin piri olmak böyle bir şeymiş, hep merak, hep çalışmak, mesleğine dört kolla sarılmak. Bıkmadan usanmadan işini daha iyiye götürebilmek için bir ömrü, bir aileyi adamak.

 

“Sille çevresindeki Ustalar da yardımcı olur, destek olur gerek duyulduğunda” diyor. Usta dayanışması, işin erbabının sanatları için verdiği çaba ne kadar da aşikar!

 

İçiniz fırından yeni çıkmış tandır ekmeği kadar sımsıcak ayrılıyorsunuz Sille’den. Öyle şirin öyle samimi bir yer ki! Köyün geçmişinin sırrı Ustalarının sebatında gizli. Bize de yolumuzu Sille’ye düşürmek, içinde göremediğimiz alın teri damlalarının saklandığı çömlekleri bağrımıza basmak kalıyor!

 

 

 

 

Kaynakça:

https://sillecomlek.com

 http://www.memleket.com.tr/sillenin-son-comlek-ustasi-111415h.htm

 

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Bir Ömür, Bir Meslek: Nihat Usta

Bir Ömür, Bir Meslek: Nihat Usta

Ustalar, mesleklerini yıllara hatta çoğun bir ömre sığdırırlar. Erzurum’un merkezinde bir merdiven altında 68 yılını alın teriyle besleyen Nihat Usta’nın hikayesi sekiz yaşında çıraklıkla başlıyor.

Devamını Oku

Bin Yıllık Usta Hikayeleri: Kutnu Dokuma

Bin Yıllık Usta Hikayelerinin ilki Antep'ten kutnu dokuma ustası Hülya Usta. Onunki bir emek ve kararlılık hikayesi...

Devamını Oku
Tohumdan Hasata Bir Anadolu Öyküsü: Ekmek

Tohumdan Hasata Bir Anadolu Öyküsü: Ekmek

Sofralarımızın vazgeçilmezi belli başlı hasletlerimizden olarak gördüğümüz, o olmasa karnımızın doymadığı ekmek, eski çağlardan beri topraklarımızın demirbaşı.

Devamını Oku