Boğaz Efsaneleri: Zeus ve İo

Bir aşk hikayesinden doğar Boğaz, okyanus tanrısının torununun ruhuyla önümüzde uzanır. Boğaz’ın bu ulvi güzelliği, ancak tanrısal bir hikayeyle açıklanabilir…

  • 18.04.2017
  • Pelin Sürmeli

Fotoğraf: Cem Argun

Günümüzden bin yıllar öncesinde, tanrılar hala Olimpos dağının eteklerinde yaşıyor ve İda dağlarının kuzeyinde görkemiyle Truva şehri uzanıyorken İstanbul uçsuz bucaksız ormanlarla kaplıymış. Bu uzak diyarlarda hiçbir ademoğlu yaşamaz, kervanlar bu topraklardan geçmezmiş. Öyle el değmemiş, öyle ıssızmış ki bu topraklar, yalnızca orman perileri, tanrılar ve tanrıçalar ziyaret edebilirmiş. Günlerden bir gün yüce tanrı Zeus bir gün kuzey ormanlarında yürüyüşe çıktığı sırada Oceanus’un torunu güzeller güzeli İo’yu görmüş. Duruluğu karşısında İo’dan çok etkilenmiş ve hemen oracıkta ona aşık olmuş. Zeus, çekimine dayanamadığı İo ile birlikte olmuş. Dedikodular rüzgarlarla taşına taşına, Zeus’un kıskanç karısı Hera’nın kulağına gitmiş. 

Hera, kocası Zeus’un gönlünü başkasına kaptırdığını duyunca deliye dönmüş, intikam almak için hemen planlar yapmaya başlamış. Hera’nın şerrinden korkan Zeus, İo’yu bir öküze dönüştürerek onu saklamak istemiş. Kendisi de hemen bir buluta dönüşmüş.

Hera, kocası Zeus’un gönlünü başkasına kaptırdığını duyunca deliye dönmüş, intikam almak için hemen planlar yapmaya başlamış. Hera’nın şerrinden korkan Zeus, İo’yu bir öküze dönüştürerek onu saklamak istemiş. Kendisi de hemen bir buluta dönüşmüş. Fakat Hera durumu fark etmiş ve öküze dönüşen İo’nun peşine kocaman bir sinek musallat etmiş. Dev sinek İo’yu bulmuş ve onun bacağını ısırmış. Acısıyla gözleri dönen İo var gücüyle koşmaya başlamış.  Tabanlarını yere öyle güçlü vurmuş ki, yer yavaş yavaş çatlayarak yarılmaya başlamış. İo güneye doğru koştukça, ardında bıraktığı yol ikiye yarılarak Karadeniz’den dökülen suları içine doldurmuş ve geniş bir nehre dönüşmüş. Işte o gün bu gündür Boğaziçi, Öküz Geçidi anlamına gelen Bosporos adıyla anılmaya başlamış.


Tanrısal bir aşk hikayesinden doğan Boğaz, en büyük aşklara tanıklık etmeye devam ediyor. Asırlar boyu İstanbul’a yolu düşmüş her insanı kendine aşık eden Boğaz, gizli aşıkların sırlarını dalgalarının köpüklerinde saklıyor…

 

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Kalıpların Sultanları: Sadekarlar

Kalıpların Sultanları: Sadekarlar

Kapalıçarşı'nın yorgun hanlarından uykusuz yollarından geçtik. Önümüzde arkamızda bizi sobeleyen düzinelerce küçük dükkan. Kimi aşağı kimi yukarı kimi önde kimi arkada kimi yeşil kimi sarı kimi kızgın kimi uysal... Gözünüze çarpan çokça şey var ama bir de çarpmayanlar var. Sadekarlar!

Devamını Oku
İftardan Sonrası Kadayıf Dolması

İftardan Sonrası Kadayıf Dolması

Cevizli kadayıf dolmasının adı anıldığında akla hayale Erzurum’un mükellef Ramazan sofraları gelir. Üç yüz seneden beri misafirlerin, dost meclislerinin vazgeçilmez tatlısı olmuş, her geçen gün lezzetlenmiş bu mutfak mirası.

Devamını Oku
İstanbul’da Bir Kabak Kemane Ustası

İstanbul’da Bir Kabak Kemane Ustası

 İstanbul’un karmaşasının orta yerinde, Mecidiyeköy’de yükseliyor müzik sesleri ’89 Manisa doğumlu genç usta, müzisyen Ruşen Can Acet’in ellerinden. Bütün engelleri aşıp evinde kurduğu atölyesine girince ortada ciddi bir çalışma olduğunu görüyoruz, hayranlığımız daha da artıyor.

Devamını Oku