Şemsiyelerin Ters Açıldığı Gün: Manisa Mesir Festivali

On altıncı yüzyıldan bugüne uzanan, Manisa'nın yalçın dağlarına, tarihi kubbelerine teşne bir gelenek... Manisa Mesir Festivali bir kez daha ağırladı kalabalıkları, eller göğe, eller şifaya uzandı bir kez daha.

  • 18.05.2017
  • Buse Sayla

UNESCO’nun somut olmayan kültür mirası listesinde yer alan ve adını tüm dünyaya duyuran mesir festivalinin 477’ncisi geçtiğimiz hafta Manisa’da düzenlendi. Yavuz Sultan Selim’in karısı ve Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi olan Ayşe Hafsa Sultan bundan 477 yıl önce kendi isteği üzerine yapılan Sultan Camii’nin kubbe ve minarelerinden halka şifa niyetine mesir macunu dağıtılmasını ister. O günden bu yana baharı müjdeleyen nevruzla beraber mesir macunu görkemli bir törenle ve dua ile halka dağıtılır. O gün Manisa’da şemsiyeler macun toplamak için ters açılır!

 

Hafsa Sultanın isteği üzerine 1522 yılında Sultan Camii inşa edilir. Külliyesine medrese, sübyan mektebi, imarethane ve hamam kurulur. Bu kültür ve ilim kurumunun başına Merkez Efendi atanır. Merkez Efendi İstanbul Fatih Medresesi’nden mezun bir hocadır. Kısa zamanda külliyeye bimarhane, darüşşifa, tımarhane ve şifahane kurar; otlardan ilaç yaparak hastaların derdine derman olur.

Beş yüz yıllık üne sahip mesir macununun ortaya çıkış sırrı ise Ayşe Hafsa Sultan’ın çaresiz bir hastalığa yakalanması sonucu Merkez Efendi’nin 41 çeşit baharat ve ottan yaparak hazırladığı mucizevi iksirin Hafsa Sultan’a sunulmasıyla sağlığına kavuşmasıdır.

Hafsa Sultan’ı sağlığına kavuşturan bu merasim, asırları deviren tarihsel birikimi günümüze taşıyandır. Manisa’da her yıl nevruzu takiben, baharın hevesiyle şenlik hazırlıklarına başlanır. Merasimde halktan iki kişi Merkez Efendi ve Hafsa Sultanı canlandırır. Mesir macunu, kısa bir konuşma ve duayı takiben halka dağıtılır. Bu yıl altı ton hazırlanan Mesir Macunu coşku ve kalabalık ile 477. kez halka dağıtıldı, şifa niyetine! Eller göğe, eller şifaya açıldı 477. kez.

 

Bunca tarih ile de yetinmez gerçi mesir kültürü. Mesirin benzer örneklerine genel tıp kitaplarında, Sümerler zamanında 5000 yıl öncesindeki Anadolu ve Ön Asya’da rastlamakta mümkün. Kaynaklarda, çeşitli otları kaynatarak macunumsu maddeyi kaplarda saklayarak baharın gelmesiyle hastalara sunulduğu yazılmaktadır.

 

Eğer yolunuz Manisa’ya düşerse festival zamanına denk gelmeseniz dahi Osmanlı zamanının bilim ve kültür merkezi olan Sultan Camii külliyesindeki tıp müzesine dönüştürülen Şifahane’ye, tarihi Hamama ve Mesir atılan Cami’ye uğramadan ve tabii Ayn-ı Ali’de meşhur sultan çayı içmeden dönmeyiniz. Ayn-ı ali neresi mi? O da başka bir hikayeye…

 

 

 

Kaynaklar:

Şifalı Mesir Macunu, Mesir Macunu Derneği.

477. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, Anadolu Ajansı, 30 Nisan 2017.

 

 

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Ege’nin Kıyısında bir Sakin Şehir

Ege’nin Kıyısında bir Sakin Şehir

Etrafındaki her yer çılgınken, sakin kalmak dâhicedir derler. Bunun mümkün olduğu yer kaldı mı sahi ülkemizde? Cittaslow denen diyarlar belki de dâhilerin yeni sığınağı.

Devamını Oku

Buğdayın Atası Siyez

Topraklarımızın demirbaşı, sofralarımızın vazgeçilmezi... Bu toprakların buğdayın anavatanı olarak görülmesi tesadüf değil. Göbeklitepe kazılarındaki buluntular buğdayın ilk kez bu coğrafyada yetiştiğini ortaya koyar. Karacadağ ve çevresindeki öncü buluntuların yanı sıra Diyarbakır Çayönü ve Kayseri Kültepe’deki kazılar da küplerin içinde buğday taneleri muştular.

Devamını Oku
İzmir’de Bir Keşif: İsmet İnönü Sokak

İzmir’de Bir Keşif: İsmet İnönü Sokak

Konak'ın keşmekeşinin ardına saklanmış sanki bu hatıralarca meskun sokak. İsmet İnönü'nün doğduğu, nesiller boyu çocukların oynaştığı, cumbalı evlerin asırlardır fısıldaştığı, çoğu İzmirlinin dahi bilmediği bir sokak burası...

Devamını Oku