Karadeniz Dağlarında Koyun Kırkımı

Doğu Karadeniz yaylalarına göç zamanı, geleneklerin tarihten bugüne taşınmasını da mümkün kılar. Ordu’nun Perşembe ilçesinin Tokat’a yaslanan yeşil vadilerinin içinde geçimini küçükbaş hayvancılık ile sağlayan köy halkı, zamanlar arası bir gelenek taşıyıcısı adeta.

  • 04.06.2017
  • Emelcan Pehlivan

Fotoğraf: Süleyman Üzümcü

Fotoğraf: Süleyman Üzümcü

Unutulmaya yüz tutmuş yöntemlerin halen yaşadığı Karadeniz kırsalında, koyun ve belli yaşa gelmiş kuzuların yünlerini eski usul makas ile kırkar hayvan sahipleri. Doğa fotoğrafları çeken Süleyman Üzümcü tanık olduğu manzarayı anlatıyor:

 

“Yaklaşık altmış kişilik bir ekip ile Tokat’tan Perşembe’ye doğru yola çıktık. Doğal güzellikleri ölümsüzleştirmek istiyorduk. Yolculuğumuza çektiğimiz harika manzara fotoğrafları eşlik ediyordu. Dağların arasında bir aileyi gördüm. Aile geleneksel yöntemlerle koyun kırkıyordu ama bilinçli oldukları yanlarındaki ilkyardım ilaçlarından* belliydi. Aile ile koyu bir muhabbet daldık…”

 

Kırkılan koyunlar sıcak ve güneşten daha az etkilenir. Rahatlayan hayvanın verimi de daha nitelikli olur. Koyunlar, kırkma sayesinde parazitlerinden kurtulur ve daha sağlıklı olur. Kırkılan koyun yünlerinin iyi olanları ayıklanır; temizlendikten ve işlendikten sonra döşek,  yorgan ve yastık  yapımında kullanılır.

 

 

Eskiden kırpılan koyunların yünlerinden elde edilen ipler kök boyaları ile renklenip kazaklara, çoraplara, eldivenlere, halılara ve kilimlere dönüşürmüş. Şimdi bu yalnız birkaç emektar ele kalmış.

 

O emektar eller vaktiyle, üstü çivili bir tahta ile yünleri top halinde çivilere koyup yünden ip dokurdu. Yıpranan çoraplar, üretilen yün ile sağlamlanırdı. Zamanla bu adet de kaybolan çocukluk anıları kervanına katılmaktadır nice belleklerde.  

 

Hak ettikleri verimi kadim yöntemlerle alamayan köylü bir kaide tutturmuş gerçi: sabır ve istençle yaşamaya, üretmeye, geleneği olanca yaşatmaya devam…

 

*Editörün Notu: Koyun kırkımı sırasında cana zarar vermeden hayvanın yünleri kırpılır. Bilinçli hayvancılar, el kazalarını önlemek amacıyla ilk yardım çantası bulundurur. 

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Kapalıçarşı'nın Pîri

Kapalıçarşı'nın Pîri

Yüzyıllar sayısız değişim ve dönüşümü seyrederken, gökle yerin arasında sonsuzlukta asılı kalanlar var. Onlar geçmişin sırlarını açığa çıkaran aynalar gibi, maddenin mânâ bulmuş hali. Onlar devirlere yön vermiş imparatorlukları etkilemiş eserler… Mücevherler!

Devamını Oku
Semerci Abdullah Usta

Semerci Abdullah Usta

İzmir’in Tire ilçesinde Aydınoğullarından kalma otantik camilerin arasından geçiyoruz. Tarihi bir çarşının içinde semer kokularıyla nefes alıp taş evleri süzüyoruz. Paşa Camii’ne ilerlerken dükkanı solda kalan Abdullah Usta’ya misafir oluyoruz. Kendisi babasından kalan zanaatına 1962’de başlamış. Karşımızda 54 yıllık bir semerci üstadı duruyor.

Devamını Oku

Karadeniz'in Uyuyan Prensesi

Sesamos, Amastris, Samastro ve son adıyla Amasra… Fatih Sultan Mehmet'in şehri izlerken lalasına "Lala! Çeşm-i cihan bura mı ola?" diye sorduğu diyar burası. Hititlerden başlayarak birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış, Karadeniz'in uyuyan prensesi.

Devamını Oku