Yörüklere Özgü Bir Çalgı: Sipsi

Engin Toros Dağları'nda içten bir sesleniş yankılanır her mevsim. Çobanlar sabırla yineler insanlık çağrısını engin ufuklara doğru. İşte bu çağrı, yörüklerin mirası...

  • 10.07.2017
  • Ümmühan Özcan Tan

Fotoğraf: Hüseyin Demir

Fotoğraf: Hüseyin Demir

Fotoğraf: Hüseyin Demir

Fotoğraf: Hüseyin Demir

Fotoğraf: Hüseyin Demir

Konargöçer yaşantıları ile bilinen insanlardır yörükler. İklim şartlarına bağlı olarak yaşarlar ve hava ısınıp iklim yumuşayınca Toroslar’ın yüksek yaylalarına çıkarlar. Güz gelince de onların deyimi ile “seyile” yani sahile inerler. Kullandıkları birçok ürünü çalışkanca kendileri üretirler. Geçimlerini de sağlayan keçilerinin kılından ömürlük kıl çadırlarını yaparlar. Kirmeninde eğirir pek çalışkan Yörük kadını ipini; sonra ilmek ilmek dokur çullara. Nerede görseniz hemen tanıyıverirsiniz onları… Al al yanaklı esmer tenli insanları, sıcak gönülleri ile fethederler yürekleri.

 

Teke ve Taşeli yöreleri diye adlandırılan Mersin, Karaman, Antalya, Burdur, Isparta, Konya’nın güney ilçeleri ayrıca Muğla, Aydın, Denizli gibi iller de Yörüklere meskenlik yapar. Kırk pencereli saray dedikleri çadırlarında yaşarlar. Çadırlarının kapısı herkese açıktır tıpkı sıcacık yürekleri gibi.

 

Bu yörenin müzikleri kendine hastır. Zıplamalar, ayak figürleri ve kol döndürmeleri daha çok tercih edilir. Kezban Yenge, Erik Dalı, Tahtalıkta Galbır Var gibi yöreye özgü türkü eşliğinde oynanan oyunlar vardır. Bunlardan biri de Teke Zortlatması denilen oyunlu müzik türlerinden olan, özellikle Burdur, Isparta, Antalya ve Denizli çevresinde oynanan yörük oyunudur. Ayrıca Serenler Zeybeği, Yayla Yolları, Hadi Gari Senden Gel, Cemilem gibi eğlenceli oyunlar da mutlu günlere eşlikçidir.

Göçebe yaşadıkları, sürekli hayvan sürülerinin peşinde olduklarından ötürü yörük müziği çoğunlukla çobanlar tarafından çalınır. Çan seslerine sipsi sesi karışarak güder keçilerini çobanlar sarp dağlarda.

Göç esnasında kolay taşınabilen müzik aletlerini tercih ederler. Bundan dolayı Yörük kültürüne ait bir çalgı vardır: Sipsi. Burdur’un güzel ilçesi Dirmil (Altınyayla) yöresine aittir. Küçük bir enstrüman olması hasebiyle bu denli gür bir sesi nasıl çıkarabildiğine şaşırıyor insan. Cura, kabak kemane, delbek ve sipsi, yörüklerin en çok tercih ettiği enstrümanlardandır.

 

"Şu Dirmil’in çalgısı a canım,

Dağlara vurdu yankısı…

Şu gelenler içinde a canım,

Benim yârim hangisi?"

 

Sipsi yapım ustası Hüseyin Demir ile söyleşiyoruz. İşi erbabından öğreniyoruz. Ömrünü bu işe adamış Hüseyin Usta. Hem sipsi yapıp, hem de çalıyor. Burdur’da yaşayan, sipsiye ilkokul yıllarında başlayan, usta-çırak ilişkisi içinde ustası Mehmet Ali Kayabaş’tan bu işi öğrenen Usta, yarım asırdır bu işi zevkle sürdürdüğünü anlatıyor:

 

“Halk çalgısı olan Sipsi, nefesli çalgılar arasında yer alır ve kamıştan yapılır. Teke yöresine ait olan sipsi, Yörükler tarafından çok sevilir. Ben 1968 yılından itibaren aktif olarak icracı ve imalatçı olarak kendi kurduğum atölyemde çalışarak bu enstrümanın yurtiçi ve yurtdışında tanıtımını yapmaya çalışıyorum.”

 

 Sipsi yapımının inceliklerini ustasına sorup öğreniyoruz:

 

“Su kamışından yapıyoruz. Sipsi iki bölümden oluşur: gövde ve ağızlık (cukcuk). Altı deliklidir. Sipsinin ses veren asıl kısmı ağızlık bölümüdür. Boyutları ses aralığına göre 14 ile 20 santimetre arasında değişir. Gür bir sesi vardır. Görünüm olarak küçük olsa da çalması zor bir çalgıdır.”

 

Sipsiyi ve bu yöreyi tanıtmak için elinden geleni yapmaya çalışan gönlü güzel bu insana, Hüseyin Usta’ya teşekkür edip düşüyoruz gene Anadolu yollarına.

 

Gezgin, yolunu Göller yöresinin incisi Burdur’a düşürürse, hele ki yayla zamanı ise, oturup bir soluklanmalı. Yörüklerin mis gibi keçi sütünden yapılma bol köpüklü yayık ayranından içmeli ve Anadolu’nun pek kadim bu insanları ile sohbete başlamalı. Arka planda kulak vermeli bir çobanın içten sipsi çalışına. Ayrıca İnsuyu Mağarası’nı, Sagalassos Antik Kenti’ni, Türkiye’nin Maldivler’i olarak anılan beyaz kumsalıyla dikkat çeken Salda Gölünü görmeden, coğrafi tescilini almış damak çatlatan lezzet Burdur ceviz ezmesinden ve şiş köftesinden tatmadan, hatıra olarak da Teke Yöresinin başkentinden sipsi almadan dönmemeli.

 

 

 

Burdur yörüklerinin Sipsi kültürünü anlatan TRT Belgesel'e ait Derin Kökler Belgeseli.

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Darı Su Şeker Mucizesi: Boza

Darı Su Şeker Mucizesi: Boza

Bazı anları varlığıyla keyiflendiren tamamlayıcılar vardır. Mesela, bayram sabahının tamamlayıcısı maaile edilen kahvaltıyken, kış aylarında akşam vakti edilen sohbetlerin tamamlayıcısı mis gibi kokusuyla tarçın ve sıcacık leblebi eşliğinde içilen boza değil midir?

Devamını Oku
Tirilye'de Bir Taş Mektep

Tirilye'de Bir Taş Mektep

Orhan Pamuk büyük toplumsal değişimlerden sonra geçmişin sosyo-kültürel izlerinin hüzne dönüştüğünden, bu yüzden şehirlerin hüzün dolu olduğundan bahseder. İstanbul gibi… Fakat ben size bugün bambaşka bir hikaye anlatacağım…

Devamını Oku
Bir Köyün Mor Hikayesi

Bir Köyün Mor Hikayesi

Ülkemizde keşfedilmeyi bekleyen, son zamanlarda doğa fotoğrafçılarının ve gezginlerin gözde mekânı olan Isparta’nın Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak Köyü… Gülü ile tanıdığımız bu coğrafya, artık lavantası ile de ön plana çıkmakta.

Devamını Oku