Korykos'ta Heybetli bir Uğrak: Kız Kalesi

Mersin, turunçgilleri, denizi, sıcağı, tarihi, birçok etnik köken ve coğrafyadan insanı, verimli toprakları, şehir merkezinde yürürken dalından koparıp tadabileceğiniz meyveleri, zengin mutfağı, limanı ve efsaneleri ile Akdeniz’in o cümbüşlü şehirlerindendir. Bu zengin şehrin gözbebeği ise Kız Kalesi’dir.

  • 13.07.2017
  • Gamze Yılmaz

Fotoğraf: Zeynel Cebeci // CC BY

Ada üzerini kurulu büyük ve gösterişli Kızkalesi'nin ören yerlerinde kiliseler, sarnıçlar, su kemerleri, kaya mezarları, lahitler, ve taş döşemeli yollar karşılar gezgini. Kalenin tarihçesiyle ilgili farklı tahmin ve yorumlar bulunmaktadır. O dönemlerde kalenin sahibi Korykos şehridir. Tahminlerden ilkine göre Kız Kalesi,

 

“İ.Ö. 80’de Roma egemenliği altına girmiş, İ.Ö. 20’de Kappadokia kralı Arkhelaos’un eline geçmiştir. Roma ve onu izleyen Bizans egemenliği sırasında büyük bir liman kenti olmuştur. 479 yılında Korykos ve Sebaste’ye Isaurialılar hâkim olur. 6.yüzyılda Antakya patrikliğine bağlı Tarsus’un altında yer alan Korykos, Tarsus’a bağlı bir piskoposluk olmuştur.7. yüzyıl başında Sasani, yüzyıl sonunda ise Arapların eline geçmiştir. 9-10.yüzyıllarda Seleukeia Tema’sına ait olmuştur. Adı 10. yüzyılda Arap initerarı yani Arap yolu içerisinde Korasion‘la birlikte ‘’Qurqos’’ olarak geçmektedir. 1099 yılında gelişmelerin yeniden başladığı gözlenmektedir. Bu yılda İmparator I.Alexion, Mimar Megas Drungarios Eustatias’a karadaki kaleyi yaptırmıştır. Aynı mimar Silifke Kalesi’ni de yapmıştır. Her iki kalede İstanbul’dan kutsal topraklara deniz yolu ile gitmek isteyenler için birer konaklama yeri olarak kullanılmıştır. 12. yüzyılda Bizanslıların ve Ermenilerin arasında el değiştirmiştir. Korykos 1275 yılında Memlük sultanı Baybars döneminde safranın üretildiği bir yer olarak da çok önemlidir. Hetum hanedanından Korykos’un son beyi Osin 1329 yılında öldürülünce IV. Leon’un egemenliğine girmiştir. 1361’de bir ara Karamanoğulları’nın baskısıyla karşılaşan Korykos halkı Kıbrıs Krallığı’ndan yardım istemiş ve Kıbrıs himayesine girmiştir.1375’te Kıbrıs’ta bulunan Lusignanlar her zaman Korykos bağlantılı olmuşlardır. 1448’te de Karamanoğlu II.İbrahim tarafından fetih edilmiş, 1473-74’de Osmanlılar’ın eline geçmiş ve zamanla önemini kaybetmiştir.”

Kalede bulunan bir yazıta göre Kız Kalesi 1199 yılında I.Leon tarafından yapılmıştır.1361'de Kıbrıs Krallığı tarafında zapt edilmiştir. Strabon, Roma Dönemi’nde korsanların burayı barınak olarak kullandıklarından bahsetmektedir.

Bu kale Bizans ve Ermeniler tarafından karadaki kale kadar önemsenmiştir. Bu iki bilgi ya da daha fazlası dilden dile, kulaktan kulağa, uzağımızda yakınımızda bizlerle beraber olmaya devam edecektir.

 

Kız Kalesi'nin diğer kale ve yapılarla benzerlik gösteren bir efsanesi daha anlatılagelir. Efsaneye göre, Korykos’ta yaşayan krallardan biri, bir kız çocuğunun olması için gece-gündüz tanrılara dua edermiş ve sonunda dileği yerine gelmiş; dillere destan çok güzel bir kızı olmuş. Kralın kızı büyüdükçe daha da güzelleşmiş. Güzel olduğu kadar yardımseverliğiyle de herkesin olduğu kadar tanrıların da hayranlığını ve sevgisini kazanmış. Bir gün Korykos kentine bir bilge gelmiş ve bunu duyan Kral da onu saraya davet etmiş. Yaşlı kral kızının geleceğini öğrenmek istemiş. Bilge, kıza bakınca irkilmiş ve çok korkmuş fakat krala bir şey söylememiş. Kral, bilge adamı zorlayınca, “Kralım, güzel kızınızı bir yılan sokacak ve kızınız ölecek. Bu yazgıyı kimse bozamayacak. Siz de engel olamayacaksınız” demiş. Endişeye kapılan Kral kızına bundan söz etmemiş ve çözüm bulmak için çok uğraşmış. Sonunda Korykos Kalesi karşısında kıyıya yakın küçük bir adacık üzerine ak taşlardan bir kale yaptırmış. Hizmetçileriyle beraber güzel kızını bu kaleye kapatmış. Olan bitenden haberi olmayan kız babasının bu davranışına çok üzülmüş, bu durum onun hastalanmasına neden olmuş. Gel zaman git zaman kızın canı en sevdiği meyve olan altın sarısı Tarsus Beyazı üzümü çekmiş. Saraydan gönderilen üzüm sepeti içine saklanan yılan kızın sonunu getirmiş. Yani Kale bile kadere karşı gelememiş.

 

Kızkalesi günümüzde ziyarete açıktır ve kalenin karşısında aynı adı taşıyan Kızkalesi plajıyla misafirlerini ağırlamaktadır. Mersin'in 60 kilometre uzaklığında bulunan Erdemli ilçesine bağlıdır. Bu bölgede Bizans döneminden ve daha öncesinden kalan birçok tarihi yapı bulunmaktadır. Kızkalesi tarihin ihtişamını ve denizin güzelliğini içinde barındıran mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir.

 

 

Kaynakça:

Kızkalesi (Deniz Kalesi) – Mersin. Türkiye Kültür Portalı.

Kız Kalesi (Denizkalesi, Kara Kalesi, Plaj). TC Kültür ve Turizm Bakanlığı. MÜZE.

 

 

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Boğaziçinin Süsü: Erguvan

Boğaziçinin Süsü: Erguvan

Her sabah telaşlı bir kuyruk oluşur Eminönü İskelesi’nde. Az sonra hareket edip İstanbul Boğazı’nı arşınlayacak vapurda en güzel yeri kapmak içindir bu telaş. Baharın ilk zamanları ise hele, Boğaziçi en güzel süsünü giyinmiş bekliyor olur sizi.

Devamını Oku

Saklı Cennet Beyşehir

Bir şehir düşünün bir yanıyla İstanbul’un boğazını, bir yanıyla Karadeniz’in havasını andıran. Öyle bir şehir düşünün ki Mevlana diyarının göz bebeği, Akdeniz’in yaylası… Bir kere gelenin ayrılamadığı, gitse de unutamadığı…

Devamını Oku
Maraş Filinin Uzun Ömrünün Kısa Hikayesi

Maraş Filinin Uzun Ömrünün Kısa Hikayesi

Bugün Kahramanmaraş'ın olduğu yerde bundan 3.500 yıl öncesine kadar bir fil türü yaşıyordu. Fakat değişen iklim şartlarına ve insana direnemedi. Bu, işte o filin hikayesidir...

Devamını Oku