Yürekten Motifler: Davaha Kilimi

Giresun Alucra’ya bağlı Davaha köyündeki bir yüreğe misafirim. Halk eğitim merkezinde işinin başında buluyorum onu. Gençliğinde ismiyle müsemma endamı olduğunu düşündüğüm Fidan Teyze koca bir tebessüm ile karşılıyor misafirini.

  • 28.08.2017
  • Sena Şahin

“On bir yaşında başladım ben. Bizim köyün bütün kızları, kadınları kilim dokur. Anneden kıza geçer bu meslek. Ama ben annemden öğrenemedim. Çünkü onu erken kaybettim. Babamı da tanımam. Beşikte çocukken ölmüş. On bir yaşında kapıların önünde kurulu tezgahın önündeki teyzelerin dibine oturur izlerdim. Onlar başından kalkınca ben denerdim gizli gizli. 13 yaşında beni gözü görmeyen biriyle evlendirdiler. O zamanlar aşk bilinmez ki. Bizim aşkımız işimiz oldu. Evime büyük bir tezgah yaptırdım. Hem kilimin sevdası hem de evin anası babası oldum. Beş çocukla bu yaşıma kadar hem kilim dokudum hem ev baktım. Kilimi seveceksen önce sabır ister, sonra sevgi. Bir kişiye üç kişi aşık olur mu? İşte bu aşkta bir kişiye üç kişi de vurulabilirsin. Üç kişi bir kilimi dokuyoruz biz: Birimiz ipi takar, birimiz dokur, birimiz ipi çeker. Şimdiki ipler ip mi? O zamanlar böyle renkli renkli ucuz ipleri bulmak nerede? Kilimin iyi olduğunu kök boya gösterir. Biz koyun yününü önce temizler sonra eğirirdik. İki kat ederdik yani. Sonra bükerdik. Kök boyayı bitkilerden elde ederiz. O boya ile boyardık. Şimdiki iplerle kilim dokumak daha kolay oldu. Ben öyle kolay iş sevmem. Bak, bir insan ile bir insan birbirine sevgi ile düğümlenir. Ölüm ruhlarını çözemez, bedenleri mecburiyetten. Bir kere ucunu kaçırdın mı sonunu bulamazsın nereye gittiğini. Tıpkı ilmek gibi…"

“Bizde de öyle, bir ilmeği bir ilmeğe uyduracaksın. Ben aklımdan dokurum kilimi. Bazen bekar kızlar evlenmek istediğini kilime dokudukları motif ile belli eder. Bazen erkek bebeğin gelişi şerefine o desen olur.”

Okula gitti mi diye soracak oluyorum, “ben okuma yazma bilmem evlat” diyor. Kilim matematik ister ama diyecek oluyorum, “elimle karış edip ölçerdim ben” diyor hemen. “Kilim dokumak ondan başkasını görmemektir. İş, güç hak getire. Ben beş çocuğu ipler arasında büyüttüm. İki çocuğumun gözleri görmüyor doğuştan. Biri kız biri erkek. Annemin bana öğretemediği kilim sevdasını ben görmeyen kızıma öğrettim. Önemli olan yürek, kırmadan sevmek, tek tek ilmekleri hissetmek bizim işte. O da evlenene kadar dokudu. Şimdiki nesil zora gelemiyor evladım. Biz hem kilimi büyüttük hem kendimizi hem de çocuklarımızı. Kendime hatıra kalsın diye bir kilim dokudum. Kırk iki senedir duruyor yüklükte. Bizim sevdamız bu nesilde azalıyor. Kilim dokuma neredeyse bitti.  Bana kalan tek servetim ellerimde kalan izler oldu.” 

 

Bütün hikayeyi sıkı sıkı sarılarak bitiriyor yüreğinden emek ve sabır motifli Fidan Teyze. Üzerine sinmiş koca bir hayat, ellerine bezenmiş kilimden tecrübe.

 

Yüreğini kesmesin kırıklar,

Kesen, ipler olsun ellerini.

“Sevgi” tek bir motif şimdi.

Biraz heyecanlı, biraz tutkulu, biraz mutlu.

Yürekten motifler ete kemiğe bürülü

Bir hikayede şimdi.

 

 

 

Yönetmenliğini Enis Rıza'nın yaptığı "Zamana Karışmak" adlı Türk dokuma sanatı konulu belgesel. 1991, Ankara Uluslararası Film Festivali Özel Ödülü. T.C. Kültür Bakanlığı adına, 30'.

 

 

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Demir Ustası

Demir Ustası

Tokmağın sesinden konuğu bildirecek kadar efsunlu bir zanaat demircilik. Bu engin Anadolu’da ceviz kapı ile demir tokmağın ezeli sevdası hangi hayırların habercisi oldu kim bilir? Kapı her çalınışında hangi yüreklere heyecan, hangi akıllara efkar düştü kim sorar? Asırları var Safranbolu’nun taş kaldırımlarında yankılanır tok demir sesleri. O sesler ki emektar demir ustalarının şaheseri.

Devamını Oku
Klarnetin Büyüsü Sesinin Buğusu

Klarnetin Büyüsü Sesinin Buğusu

Tarihi 17. yüzyıla uzanan bir enstrüman ve ona adanmış, onunla yoğrulmuş bir ömür. Enstrüman Batı Avrupa'dan, ömür ise güzide il Ordu'nun Bayadı köyünden.

Devamını Oku
Kalıpların Sultanları: Sadekarlar

Kalıpların Sultanları: Sadekarlar

Kapalıçarşı'nın yorgun hanlarından uykusuz yollarından geçtik. Önümüzde arkamızda bizi sobeleyen düzinelerce küçük dükkan. Kimi aşağı kimi yukarı kimi önde kimi arkada kimi yeşil kimi sarı kimi kızgın kimi uysal... Gözünüze çarpan çokça şey var ama bir de çarpmayanlar var. Sadekarlar!

Devamını Oku