Şirince Bir Köy: Çirkince

“Şu yeryüzünde cennet diye bir yer varsa, bizim Şirince’nin (Kırkınca) cennetin bir parçası olması gerekir.”

  • 20.10.2017
  • Emine Nural Öztürk

Dar sokaklar, tek katlı taştan evler, inişler, çıkışlar, yokuşlar ve zeytinliklerin arasından enfes bir dağ manzarası. Kayser dağlarının nefes kesen güzelliği, taşlı daracık yollara, acıya hüzne ayrılığa tanıklık etmiş. Arnavut kaldırımı sokaklarında yaşamı barındıran Şirince güneşin en güzel doğduğu ve battığı yer zannımca. Gün doğarken Kayser Dağı’nın ihtişamı akşam gün batımında geceye teslim oluyor. Selçuk’a doğru uzanan vadide kayboluyor yüreğiniz. Şirince’yi ve doğanın bin bir tonunu seyre dalıyor aşık oluyorsunuz. Ay ışığında ise kayaların heybetine hayran kalıyorsunuz.

 

Pekâlâ böylesi güzel bir köy bu denli medyatik ortamlara henüz konu olmamışken niçin Çirkince adıyla anılıyordu? Bununa ilgili birtakım rivayetler bulunmakta...

 

Kimine göre, kuruluşu MS 5. yüzyıla dayanan Şirince, epey zengin ailelere yurtluk yaptığından insanlar buraya gelip kendilerini rahatsız etmesin diye köyün adını Çirkince koymuşlar. Kimine göre ise özgün adı Kırkınca imiş ve bu isim efsanevi bir çağda dağlara vuran kırk kişiye atfediliyormuş.

 

Rum telaffuzunda Kirkice, Kirkince ve Çirkince gibi isimleri olan güzide köyün ismi, dönemin İzmir valisi Kazım Dirik’in “Böyle güzel bir yer Çirkince olamaz; olsa olsa Şirince olur.” talimatıyla isim değiştirmiş. Osmanlı döneminde Şirince iki büyük incir tüccarı yetiştirmiş, inciri ile ün yapmış.

Burada toplanan incirler develerle İzmir Kemeraltı’na götürülüp satılırmış. Bundan dolayı Şirince’de günümüzde sadece bir tane kalmış deve ahırları vaktinde çok fazlaymış.

Mübadele döneminde Rumeli’den gelen Türkler, Şirince’den ayrılıp Neo-Ephesus’u kurmuş Rumların bağcılık, şarap üretimi ve zeytincilik faaliyetlerini; kendilerinin asıl geçim kaynağının tütüncülük olması sebebiyle bir süre devam ettirememiş ve köyü terk etmeye başlamışlar. Doksanların sonuna doğru tekrardan canlanmaya başlayan Şirince; Matematik Köyü ile, şarapları, bağları ve zeytinlikleri bir de tarih ve hüzün kokan dokusuyla gözde yerleşimlerden biri oldu. Yerlisinin çok fazla kalmamış olması üzücü olmakla beraber köy ne yazık ki kendini günümüz ticaret objelerine teslim etmiş. Damla sakızlı süt reçeli, şarapları, dağ kekiği, karadut suyu ve mürver şerbeti hariç köye özgü bir hatıra bulmakta zorlanır hale gelmiş gezginler.

 

Şirince demişken Dido Sotiriyu’nun Şirince’yi anlattığı satırları atlamadan geçmek Şirince’nin heybetli tarihine vefasızlık olur:

 

“Kendi arazisinin efendisiydi her köylü. İki katlı bir evi vardı köyde herkesin. Ayrıca ceviz, badem, elma, armut, kiraz ağaçlarıyla ve sebze bahçeleriyle çevrili, yazlık bir evi vardı. Ve hiç kimse bahçesini çiçeklerle donatmayı ihmal etmezdi. Ve dört bir yandan fışkıran akarsuların ne kış, ne yaz kesilmezdi türküsü... Buğdayla arpa yetiştiği vakit, tarlalarımız altın yaldızlı bir denizden farksız olurdu. Bizimkiler gibi verimli, dalları ürün bolluğundan yerleri yalayan, özsuyu dolu, yusyuvarlak, simsiyah, pırıltılı zeytinli ağaca başka bir yerde rastlayamazdınız.” 

 

Köye girdiğiniz anda sizi karşılayan samimiyet rüzgarına teslim olun. Bırakın hayranlığınız artsın içerilere ilerledikçe. Sağ tarafta tepede Aziz Dimitros Kilisesi güneşi gönlünüzde batırmak için enfes bir yer. Sol tarafta Taş Mektep tüm eşsiz mimarisiyle ve müze haline getirilmiş dokusuyla ziyaretçileri köyün girişinde selamlıyor. Şirince’nin derinliklerine doğru ilerledikçe dik yokuşlar ve samimi simalarla karşılaşmak olağan ve teamülden. Köyün tek camisi olan İsa Bey Camii’ni ve çeşmeli bir avlu içinde kalan St. John Baptist Kilisesi’ni ziyaret edip tadı damağınızda kalacak kumda kahvesini içip Karadut suyuyla serinlemeli. Buradan ayrılırken yalnız ama güzel Şirince’yi selamlamadan geçmemeli. Rüzgarıyla, doğasıyla, gizli ihtişamı ve yaşanmışlıklarıyla size karşılık verecek bir ruh bulunur elbet.

 

 

Kaynakça:

Kahraman, Ö.U. (25 Nisan 2016). Ege'nin Saklı Cenneti: Şirince Köyü.

Biz Evde Yokuz. Şirince Köyü.

Kaya, K. (6 Kasım 2016). Şirince Köyü, İzmir.

Yoldan Çık 5. Bölüm Şirince. Yön. Abdüsselam Sancaklı. Yap. Emiyra Yılmaz. TRT Haber.

 

 

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Kızlarağası Hanı

Kızlarağası Hanı

İzmir'in meşhuru, çarşının kıdemlisi, yorgun gezginin bir acı kahvesidir Kızlarağası Hanı. Gelen geçer, gezgin uğrar, oysa Han asırların hatıratını durup dinleyene saklar...

Devamını Oku
Harikalar Diyarı Halikarnassos

Harikalar Diyarı Halikarnassos

Bodrum, Bodrum… Adına şiirler, şarkılar yazılmış, kalbini orada bırakanların nice olduğu, cennetin yeryüzündeki bir parçası… Herodot’a göre dünyanın en güzel iklimine ve gökyüzüne sahip yeri.

Devamını Oku

Bir Yolun Başı: İztuzu Plajı

Dalyan’dan bindiğiniz dolmuş teknelerle, sazlıklar arasında ve kral mezarlarını görerek yapacağınız bir yolculukla İztuzu’na doğru seyrederken, teknenizin yanında kafasını çıkaran tatlı su kaplumbağalarını görüyorsunuz. Yaz sezonunda gitgide yoğunlaşan teknelerin arasından “yine ne oluyoruz?” der gibi seyrediyorlar etrafı.

Devamını Oku