Zeytin: Bir Yürek Sevgi ve Barış

Koca bir gövdenin dalları koca bir kavrama eşit demekti. Tek bir zeytin dalı yeterdi barışı örmeye. Sonra sofralar ağırlar, tencereler kaynatırdı. Bir sabah sofrasında selamlaşmalıydı zeytin ile. Efsaneleri gelirdi nasılsa peşi sıra.

  • 21.11.2017
  • Sena Şahin

Zeytin servet, şöhret ve barışın sembolü… Beyaz bir güvercinin, Nuh Peygamber’in gemisine tufan sonrası ağzında zeytin dalı ile dönmesi, onu tarih boyu barışın sembolü yapmaya yetmiş. Başka bir söylenceye göre deniz tanrısı Poseidon, Atina şehrini ele geçirmek için Athena ile rekabet ediyor ve her iki tanrı da Atina’ya verebilecekleri en güzel hediye için yarışıyordu. Poseidon kutsal bir göl, Athena ise zeytin ağacı verdi. Tanrılar konseyinin kararıyla Athena galip geldi. Çünkü zeytin yüzlerce yıl yaşıyor, meyve veriyor, yaraları ve hastalıkları iyileştirebilen, teni ve tini aydınlatan zeytinyağını sunuyordu.

 

Küçük küçük taneleri taşıyan gövdesi, birbinden bağımsız ama kopamayan iki sevgili gibidir zeytin ağacının. Sevdasını sıkı sıkı toprağa bağlayan ağacın toprak altında kalan kısmına turp da denir. Bütün sevgisini yumru denen şişkinliklerle belli eder, kök salar derinlere. Ne yangınlara yenilir ne erozyona. Yaşını kestirmek zordur. İnsanların yürek dallarından dökülenler gibi değildir zeytin ağacının yaprakları. Hastalanmadığı sürece her mevsim yapraklı kalır. Bir yıl ürün veren ağaç çoğun daha sonraki yıl kendini dinlenmeye alır. Bir yıl az, bir yıl çok ürün vermesine periyodisite denirken halk dilinde var yılı ve yok yılı olarak anılır. 

Kendiliğinden çıkan ağaca yabani ya da “delice” denir; köylülerin dağdan topladığı delice zeytini sıkıp çıkardıkları ve ilaç gibi kullandıkları yağa da “çoral”. Fatma Teyze’nin yaptığı krem aklıma düşüyor zeytini yerken. Defne yaprağı ve zeytinyağından yapılan. Ağrıyan bacakların pür şifa misafiri…

Zeytinin hikayesi Ege’de yazılmaya başlayıp Güney Marmara’ya kadar devam etmiş. Edremit’in rüzgarından, Gemlik’in havasından yararlanmış. Sofralık zeytin üretimi Bursa Gemlik’te yaygınken zeytinyağı Edremit’te yapılmış. Bilen bilir, kokusu ağırdır zeytinyağı sıkımının. Toplanan zeytinler yaprak ve kabuklarından ayrılır. Eski zamanlarda sıkmak için taş ve granitler kullanılırken günümüzde paslanmayan çelikten silindirler zeytini ezer ve hamur haline getirir. Daha sonra yoğurulan zeytine su eklenir. Yirmi ila kırk dakika zeytin yoğurulur. Santrifüj makinası dönerken su ve yağ haznede birikir. Yağ ayrılıp rafine edilir. Bir zeytin ağacının senelere karşı galebe çalan ürünü böylece sofralara konuk olur.

 

Yeşil veya siyah

Ömürlük ağaç zeytin.

Bir sevda kökten köke çıkan.

Bir dalı barış bir dalı derde deva.

 

 

 

Kaynakça: 

"Ölümsüz Z" Belgeseli (2016) Yön. Ramazan Emiroğlu Yap. Nilgün Yanık Emiroğlu

Zeytinin Tarihçesi. Gemlik Zeytini.

Zeytinyağı Nasıl Yapılır. Zeytinyağı Rehberi.  

 

 

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Fatih’te Hassas bir Atölye

Fatih’te Hassas bir Atölye

Hassas döküm heykel ustası Gıyasettin Gelir 25 yıldır bu mesleği icra ediyor. Mum ve kauçuk maddeler kullanılarak kalıp çıkarıyor ve çıkardığı kalıplara altın, gümüş ve bronz gibi madenler dökülerek içi boş heykeller ve gereçler üretiyor. İstanbul Fatih’teki emektar atölyesinde altı çalışanıyla birlikte diğer atölyelere ve mağazalara heykeller, hassas kapı kolları, çaydanlık parçaları gibi hassas ürünler sunuyor. Mum döküm ustası Gıyasettin Gelir’in sırrı, zanaatinin zarafetinde saklı.

Devamını Oku

Assos’un Et Yiyicileri: Sarcophagi

Kireç taşından bir lahit içine konan ölü bedenlerin birkaç hafta içinde yok olması bir Antik Yunan büyüsü mü? Yoksa pagan tanrıların bir oyunu mu? Peki ya ölü yiyiciler?

Devamını Oku
Kalıpların Sultanları: Sadekarlar

Kalıpların Sultanları: Sadekarlar

Kapalıçarşı'nın yorgun hanlarından uykusuz yollarından geçtik. Önümüzde arkamızda bizi sobeleyen düzinelerce küçük dükkan. Kimi aşağı kimi yukarı kimi önde kimi arkada kimi yeşil kimi sarı kimi kızgın kimi uysal... Gözünüze çarpan çokça şey var ama bir de çarpmayanlar var. Sadekarlar!

Devamını Oku