Yeşil Dağların Arasından Yükselen Tarih: Kurul Kayası

Karadeniz… Yeşilin hangi tonunu azıcık eşeleseniz doğal güzellikle harmanlanmış tarihin ortaya çıktığı bir güzel memleket burası. Havası, suyu ve yeşiliyle görenin ömrünü uzatan güzelliklerle dolu.

  • 27.11.2017
  • Emine Nural Öztürk

Ordu kent merkezine yirmi kilometre mesafedeki Bayadı Mahallesi sınırları içinde bulunan önceki ismi Secaiye köyü olan antik yerleşim alanı “Kurul Kayası” bölgesi de kazı çalışmalarına ve muazzam bir tarihe ev sahipliği yapan bir yer. Uzmanlar kazılarla ve yerleşim alanıyla ilgili merakımızı giderecek şu açıklamayı yapıyorlar:

 

“Yaptığımız kazılar sonucu buranın 2200 yıldan fazla bir geçmişi olduğunu ortaya çıkardık. Biz açıkçası daha zayıf bir mimari yerleşim alanı beklerken burada 1-2 metrelik kalın duvarları olan ve içerisinde sayısı oldukça fazla olan büyük depolama küplerinin bulunduğu ve şimdilik saray ya da mabet diyebileceğimiz bir yapı açığa çıkmaya başladı. Bu da bize burada daha önce hem dini hem askeri hem de ticari amaçlı yerleşildiğini gösteriyor. Kazı çalışmalarında tepe adaları, giriş kapısı, dinsel ve kültürel alanlarda kullanılan seramik, sikke, ok ucu, tanrı ve tanrıça büstleri ve birçok ürün bulundu. Bunların yanı sıra yüzlerce yanmış ahşap kalıntıları, yüzlerce çivi, metalden silahlar ve bıçaklar, hançer uçları, baltalar, kazmalar, çapalar, keskiler ve dokuma tezgahları çıktı.”

 

Tüm bunları gördükçe, iki bin yıldan uzun bir süre öncesindeki insanların günümüz insanıyla benzer hayat gailesi içinde olduğunu fark ediyoruz. Kurul Kayası bize bunu fısıldıyor. Uzmanlar ise şöyle devam ediyor:

 

“Çalışmalar buranın normal konuttan ziyade bir kale olduğunu bize gösterdi. Buranın Anadolu Pontus Krallığı’nın zirvede olduğu bir döneme, VI. Mitridates dönemine tekabül ettiğini düşünüyoruz. Anadolu Pontus Krallığı döneminde Amasya ve Sinop başkent olarak kullanılmış. Ortaya çıkarılan sikkeler ve diğer küçük buluntular M.Ö. birinci yüzyıla ait. İsa’nın doğumunu sıfır olarak kabul ettiğimizde İsa’nın doğumundan 50 yıl önceye ait. Yani Hıristiyanlıktan da önce. Arkeoloji literatüründe bu dönemin M.Ö. 330-30’a tekabül ettiğini görüyoruz.

 

Bu dönemde Roma İmparatorluğunun Anadolu’yu ele geçirme teşebbüsleri olduğunu biliyoruz. Pontus Kralı da özellikle Roma’nın Anadolu’yu istilasına karşı mücadele vermiş. Bu amaçla Roma ordularıyla iki defa savaşmış çok önemli biri. Kendisi bir dönem Yunanistan’ın kuzeyinden Anadolu ve Kırım’a kadar olan bölgeyi hakimiyeti altına alan çok güçlü, büyük ve karizmatik bir kral.”

Yaşanılan toprak aynı ancak misafirler sürekli bir devinim içinde. Hakimiyet sürenler daima değişmiş ama hükmedildiğine inanılan, büyük bir sükûnet içinde. Açıklamalardan hep bunları görüyor ve uzmanlara kulak veriyoruz.

“Kayaların arasındaki boşlukları dışarıdan temizlediğimiz zaman gizli bir kapı geçidi buradan sağlanmış oluyor. Tünelin sonunda elle düzeltilmiş kısmında da kapı var. Şu anda kazmakta olduğumuz yer daha çok ‘Akrepolis’ dediğimiz kentin en üst kesimi, başka bir ifadeyle iç kale dediğimiz kesim. Muhtemelen hem idare anlamında toplantıların yapıldığı hem de dağın en yüksek seviyesi olduğu için dinsel olarak önemsenmiş bir alan. 25 metre genişliğinde 90 metre uzunluğunda bir kaya zirvesi. Daha önceden burada su sarnıcı ve tünel olduğu için insanlar buranın kale olduğunu çok algılayamıyor. Kurul Kayası adıyla isimlendirilmiş. Söz konusu kazı alanında yapılan değerlendirmelerde buranın bir idare merkezi ve bir dinsel merkez olduğunun değerlendirildiğini söylüyorlar. Dolayısıyla burada işi olanın yaşadığı bir yer. Kralın, komutanın, rahiplerin yaşadığı alan. Mitridates’in bu bölgedeki halkı güvenlik ve kontrol altında tuttuğu, vergilerini aldığı idare ve yönetim, eyalet merkezi. Kale duvarlarının iri taşlarla yapılmış olmasının buranın güçlü bir krallık olduğunu gösteriyor. Biz artık buraya kaya değil kale diyoruz.”

 

Yolunuz yeşiller diyarına düşerse Ordu’nun dağları arasına saklanmış Kurul Kalesi’ne mutlaka uğrayın. Kim bilir Midrates’in sesini, kalenin duvarlarında kaybolmuş nefesleri duyar, kazılarda Türkiye’de ilk kez yerinde bulunan heykel Kibele’nin cemalinin tecellisine rastlarsınız.

 

 

Kaynakça:

Arkeoloji Haber.

Aljazeera Türk (8 Eylül 2016). Ordu'da 2 bin yıllık heykel

Antik Sırlar. Kurul Kayası arkeolojik sit alanı kazıları

 

 

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Başlangıçların Şehri: Malazgirt

Başlangıçların Şehri: Malazgirt

Gezginin tıkladığı kapı, bir zamanların ulu hükümdarı Alparslan’ın kudret ve inanç ile araladığı Malazgirt’e açılıyor.

Devamını Oku

Saklı Cennet Beyşehir

Bir şehir düşünün bir yanıyla İstanbul’un boğazını, bir yanıyla Karadeniz’in havasını andıran. Öyle bir şehir düşünün ki Mevlana diyarının göz bebeği, Akdeniz’in yaylası… Bir kere gelenin ayrılamadığı, gitse de unutamadığı…

Devamını Oku
Bir Şehir Silueti

Bir Şehir Silueti

Bir sabah gözlerinizi açsanız, yeni doğan parıl parıl güneş odanızı aydınlatsın diye perdelerinizi aralasanız ve yüzyıllar öncesinde uyandığınızı fark etseniz neler hissederdiniz? Peki ya günümüzde Antep’in eski şehir meydanlarının birinde durup gökyüzüne baktığınızda aynı şeyi hissedebilseniz?

Devamını Oku