Ordu'da Saklı ve Naif: Ünye

Eskilerden gelen adı başşehir, saray… Buranın saklı hazinesi ise biricik Ünye.

  • 22.12.2017
  • Sena Şahin

Milattan önceki sahipleri olan Hititlerden, Pontus Devleti’ne, Moğol istilasından Selçuklulara ve Romalılara kadar pek çok farklı uygarlığın emeği ve izi kalmış Ünye topraklarında. En erken ikinci yüzyılda rastlanan isminin ortak kökeninin Yunancada “şaraplı yahut iyi şarap” anlamına geldiği sanılır.  

 

İlkin, Ünye’nin meydanını bir uçtan öbür uca arşınlayın. Resmin detayları, bütünde gizli olacak. İlk uğrağınız ise eski evleri ile “Kadılar Yokuşu” olacak. Vakti zamanında nice Osmanlı kadısının yetiştiği bu sokakta tarihi Ünye evlerinin aşkını göreceksiniz. Takip edin, bakırcılar arastasında mangal üstündeki çayın buğusunda nicedir bir hısım akrabaya almanız icap eden hediyeliği bulacaksınız. Çay boş gitmez. Yanına Gün fırınından pandispanya, lokum, mısır ekmeği alın. Sokakları adımlarken Eski ve Yeni Hamam’ın tanıdık mimarisini inceleyin. Çarşı Hamamı olarak da anılan, tarihçilere göre kiliseden dönüşme Eski Hamam hala hizmet vermekte; soğuk günlerin temiz pak uğrağı.  Hamamın art sokaklarında, ellerinin izlerini, yüreğinin sevgisini yorgana nakış nakış işleyen yorgancı esnafına selam edin.

Allı yeşilli takalardan dolan titiz balıkçı tezgahlarındaki balıklar acıktıradursun, Şekerci Metin Amca’nın fındıklı kurabiye ve lohusa şerbeti ağzınızı tatlandırsın evvela.

On altıncı yüzyılda büyük sedefkârlar, mimarlar ve bilhassa Mimar Sinan’ın oluşturduğu Klasik Osmanlı mimarisi üslubunun izlerini taşıyan “Ünye Müze Evi” şüphesiz bu şehrin baş duraklarından. Türk ahşap işçiliğinin değerli örneklerini barındıran evin sahibi Kafkasya doğumlu Kaptan Server Bey. Evin geniş bir bahçesi ve kuyusu var. Bir araştırmaya göre Türkiye’de bu tip evlerden yalnızca 60 adet bulunmaktadır. Yapının temel kısmı bunca yıl hiç onarıma ihtiyaç duymamıştır. Evde bulunan taşlardan birinin üzerinde 1759 yılı işli olduğu için evin büyük olasılıkla 250 yılı aşkın bir tarihe sahip olduğu tahmin edilir. Yalnız evler değil, zanaatler de zamana direniyor Ünye’de. Temel Çalık Usta’nın ağaç çivili ayakkabıları benzersiz. Şehrin gailesini, Orta Cami’yi, arastayı ve meydanı asırlardır sessizce izleyen bir gözcü vardır: Ünye Kalesi. Milattan önce 200’lü yıllara tarihlenen, 200 metre yüksekliğindeki kale bir yanardağa inşa edilmiş olup içinde mezarları, mağaraları, kuyu ve eski surları da sabırla saklamakta. Bu hülyalı şehre işte tam burada Çakırtepe’de şehri izlerken veda edin, belki mırıldanın Nazım’dan belli belirsiz:

 

“Dağlara çıkma hey Karadeniz,

Yavrudur yârim uçamaz bensiz”

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Ani Bir Dünya Ama Dünya Bir Ani Değil

Ani Bir Dünya Ama Dünya Bir Ani Değil

Ne vakit Ani Harabelerinden bahseden bir metin takılsa gözüne “Ani bir dünya, ama dünya bir Ani değil.” sözünden başkasıyla karşılaşmazsın. Ki gidince anlarsın bu sözün haklılığını.

Devamını Oku
Uzundere: Bir Huzur Sığınağı

Uzundere: Bir Huzur Sığınağı

Koca Evliya Çelebi'nin “on bir ay, yirmi dokuz gün Erzurum’da kaldım, halk hâlâ yaz gelecek diyordu, amma ben görmedim…” diye hayıflandığı, buzlara tırmanılan lakin gönülleri ısıtan, Karadeniz'in yamacında bir huzur sığınağı burası: Uzundere.

Devamını Oku
Yılların ve Yolların Getirdiği: Kuşkonmaz Camii

Yılların ve Yolların Getirdiği: Kuşkonmaz Camii

Bin yıllık kültür birikiminin demirbaşı, Mimar Sinan dehasının ürünü, İstanbul'un "kasr-ı müzeyyeni" Kuşkonmaz Camii. Dört asır öncesinden bugüne kalan davetkar bir mabet...

Devamını Oku