Girizgâh II

Nazlı nazlı tırmanır yücelere mor salkımlar İstanbul sokaklarında. Açık seçik yerlisi gibi görünmek için şehrin, usulca sarılır emektar pervazlara. Müşfik bir hicaz sarkar o pervazlardan caddeler boyu.

  • 14.11.2016
  • Berkin Şafak Şener

"Ela gözlerine kurban olduğum

Yüzüne bakmaya doyamadım ben

İbret için gelmiş derler cihana

Noktadır benlerin sayamadım ben."

Bir ustanın aşkıdır, yahut aşkların ustasıdır hicaz. İlmek ilmek dokundukça uzanır gönüllerden şehirlere. Ağlamaklı kaldırımlar inledikçe, bakır ustanın elinde dövüldükçe, cam üflendikçe nefes nefes, taş sabırla işlendikçe, oya örüldükçe bir yaşam boyu, insanca yaşar şehrin sarmaşıkları.

Çok beklememeli hayattan… Olup olacağı serin bir Haziran akşamı. Açıp açacağı bir gonca gül. Konup konacağı bir minik kırlangıç. Yaşanıp yaşanacağı bir nefeslik hayat.

Madem harcanıp gidiyor ömür dediğin, ustaca yaşamalı hayatı. “Yaşadım”diyebilmen için.

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

İstanbul’un Göbeğinde Bir Anadolu Kasabası

“İstanbul’un göbeğinde bir Anadolu kasabasında yaşıyor gibi hissediyorum…” diyerek heyecanla anlatıyor Suna Hanım. Anadolu kasabasından kastı ise; herkesin birbirini tanıdığı, selamlaştığı, yardımlaştığı, bir ve beraber olduğu mekan: Kuzguncuk.

Devamını Oku
Girizgah III

Girizgah III

Teskin eden nedir insanı onca hengameden sonra? Ya martıların esrik kahkahası, ya çekiçlerin sebatla vuruşu bakır parelere. Hele bir gözler görmesin kalabalık çarşıları, hele bir siftah yapmasın usta, hele arşınlanmasın patikalar yorulmaksızın, o zaman özler insan huzuru.

Devamını Oku

Yürekleri Isıtan Türküler

Bu memleketin her yöresinin kendine has bir kıyafeti, yemeği, halk oyunu, şivesi, el sanatı, tarihi hikâyesi vardır. Ancak her şey bir yana, türküler bir yana…

Devamını Oku