Kapalıçarşı'nın Pîri

Yüzyıllar sayısız değişim ve dönüşümü seyrederken, gökle yerin arasında sonsuzlukta asılı kalanlar var. Onlar geçmişin sırlarını açığa çıkaran aynalar gibi, maddenin mânâ bulmuş hali. Onlar devirlere yön vermiş imparatorlukları etkilemiş eserler… Mücevherler!

  • 05.01.2018
  • Handan Koltuk

Burak Şepikliyan eski mücevherlere olan tutkusunu tasarımlarında yaşatıyor.

 

Mücevher tasarımcısı olmaya nasıl karar verdin?

Aslında 1997 yılında okulu bitirince yaz tatilimi boş geçirmemek için başladığım bir işti. Çok severek yapmaya başladım ve hayatımın mesleği haline dönüştü.

 

Ailende kuyumculukla ilgilenen kimse var mı?

Ailemde kuyumculukla ilgilenen kimse yoktu. Fakat benim ilkokuldan beri el sanatlarına ilgim çok yoğundu ve çok güzel resim yapıyordum.

 

Bu sanatı öğrenme aşamalarından bahseder misin?

Mücevher sanatını geleneksel üsluplarla öğrendim. Önce çıraktım, askere kadar yarı kalfalık yaptım, askerden sonra kalfa oldum. Kendi tasarım atölyemi 2008 yılında açtım.

 

Atölyeni açtığında hedefin neydi?

Alışılmış olanın dışında, teknolojiyi kullanmadan, tamamen el işi ile geleneksel yöntemler kullanarak kendi tarzımı oluşturmayı istedim. Yaptığımız iş aslında kadim bir geçmişe ait. Mücevher sanatında geleneksel olanı yaşatmaya gayret ediyorum ve bu hedefte ilerlerken severek büyük bir emekle çalışıyorum.

 

İlham kaynağın nedir?

Bizans ve Osmanlı mücevher sanatı, en büyük ilham kaynağım. Müzelerdeki eserlerin ve antika eşyaların zamana direnen duruşları beni çok etkiliyor, onları tasarımlarıma taşımayı çok seviyorum. Eski zamanda kullanılan kılıç ve baltalar ilgimi çekiyor, Mısır mücevher sanatını da araştırıyorum.

 

Tasarımlarında hangi malzemeleri kullanıyorsun?

Yirmi dört ayar altın, gümüş, fildişi ve abanoz ağacı kullanıyorum.

 

 

"Bizim mesleğimizdeki en önemli unsurlardan biri de bir çırağın ustasından öğrendiklerini sonraki nesillere aktarmasıdır. Mesleğim sabırla yoğrulup el emeği ve göz nuru ile hayata geçiyor bu sebeple büyük bir özenle ve adanmışlıkla işimi yapıyorum."

 

Bu benim için başarının anahtarlardan biri... Dizilerde, filmlerde tasarımlarımı görüyorum. En büyük mükafatım ise, Kapalıçarşı’da el işi zor bir iş söz konusu olduğunda "bunu kim yapar" diye sorulduğunda "Burak usta yapar" denilmesi. Bu en güzel mükafattır paradan çok daha önemli…

 

Mesleğini usta çırak ilişkisi ile öğrendiğini belirttin. Bize bu ilişkiden bahseder misin?

 

Ustamdan çok şey öğrendim. Temel bilgileri yaklaşık dört yıl boyunca ustamı seyrederek, dinleyerek onun yaptıklarına dikkat ederek kavradım. Ustamla bağımı asla koparmam. Büyük bir saygı ve hürmetle ustamın tecrübesine başvurduğum kendisinden tavsiyeler aldığım zamanlar hâlâ vardır.

 

Usta çırak ilişkisi çok güçlü bir bağdır. Sizden bahseden meslek erbapları başarınızı onurlandırırken mutlaka ustanızı da anarlar.

 

Bu çok kadim ve yaşaması gereken bir gelenek…

 

 

 

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Bizi Biz Yapandan Bizi Bir Yapana

Bizi Biz Yapandan Bizi Bir Yapana

“Burada dört katman var: Bir, Doğu yaratıcılığının en eski hünerleri, güzel şeyler; iki, eskiden ‘sanayi’ denilen lonca düzeninin eski ve en seçme eserleri; üç, en yeni teknoloji ve isteklere göre üretilen tasarımlar; dört, gelmiş geçmiş tarih boyunca en değerli hammaddeler; altın, gümüş, elmas ve benzerleri”*

Devamını Oku

Bin Yıllık Usta Hikayesi: Yemenici Deniz Usta

Bin yıllık bir zanaatin bayrak devri hikayesidir bu. "Baba mesleği" demişler adına. Emeği sonsuza taşıyan bir nişan adeta.

Devamını Oku
Yörüklere Özgü Bir Çalgı: Sipsi

Yörüklere Özgü Bir Çalgı: Sipsi

Engin Toros Dağları'nda içten bir sesleniş yankılanır her mevsim. Çobanlar sabırla yineler insanlık çağrısını engin ufuklara doğru. İşte bu çağrı, yörüklerin mirası...

Devamını Oku