Gavur Dağları'nda Bir Sır: Abdal Musa

Yılların ve anıların biriktirdiği Gavur Dağları’nın kuytusunda bir zirvedir o: Abdal Musa Tepesi.

  • 05.02.2018
  • Sena Şahin

Abdal Musa Tepesi, 3331 metre rakımdan Gümüşhane’ye ve Torul’a vakarla bakarken eşlikçi sıradağların arasına kurulu eski bir Rum köyü olan Avliyana’dan sonra kendini göstermeye başlar. Onca tarihi barındıran bir dağ nasıl olur da kuytu köşelerde yaşar? Avliyana köyü, bundan yıllar önce sakinlerini mübadeleden dolayı gurbete göndermiş. Daha sonradan tekrar iskân edilen köy dağınık Rum yerleşimlerinin izlerini hala yansıtmakta. Gurbete giden mübadiller gibi Avliyana adı da yerini Gümüştuğ’a bırakmış. Yeşili daim olan ve suyun ezelden gürlediği bu bölgede Çıt Deresi’yle komşu Gümüştuğ yalnız bölgeyi bilenlerin gözdesi. Karma bir geçmişi, farklı dinleri çatısı altına toplayan köy, harabe de olsa bir manastıra ve birkaç kiliseye sahip. Tarihten içre tozlu taşlar ve patikalar boyu gittikçe Abdal Musa kendini göstermeye başlar, dağlar ardı sıra.

 

Gizli olan, daha ziyade sevilmez mi? El değmemiş bir sevgi daha çok kıymetlenir sanki yürekte. Keşfedilmemiş bir dünya, hayalin ömrünü uzatır. Abdal Musa da kendini sır gibi saklar bu yüzden.  Abdal Musa ünlü erenlerden olmak ile birlikte ünlü bir ozandır. Söylenegelir ki, Abdal Musa Sultan, Horasan Erenlerinden ve Hz. Peygamber soyundandır. On dördüncü yüzyılda yaşadığı ve Osmanlıların Bursa'yı fethi yıllarında Orhan Bey'in askerleriyle savaşlara katıldığı ve büyük yararlıklar gösterdiği resmi tarihin belleğindedir. Hacı Bektaş Veli'nin önde gelen halifelerindendir. Payesi sultanlık, mertebesi "Abdallık". Abdal Musa adına birçok yere mezar yapıldığı söylenmek ile birlikte Abdal Musa’nın okunun fırlattığı yerlerden birinin bu tepenin bulunduğu yere düştüğü rivayet edilir.

Sonunda zirvenin eteklerinin dibine gelmişsinizdir. Hafiften esen rüzgâr, kışın yerini sert bir ayaza bırakır. Dağın sırtındaki dökük yaralar tarihin son kalıntılarıdır.

Bir rivayete göre Abdal Musa Horasan’dan Anadolu’ya geçerken bu yolu kullanmış ve bir süre sonra bu taş mekanda konaklamıştır. Bir süre sonra “yılmadım açlıktan, susuzluktan, usandım dağın uğultusundan” deyip bölgeyi terk etmiştir. Bu taş kalıntıları, hâlâ bütün tarihi insanlığa solutmakta. Dağın son külah kısmı ise kayalardan oluşmakta. Bu dağa eşlik eden bir de su pınarı var. Abdal Musa pınarı 6 ay başka yöne aşıkken 6 ay başka yöne sevdalı. Sebebi gene söylencede saklı: “Köylülerden biri Abdal Musa’ya verdiği sözden caydığı için Abdal Musa bir gün dua ediyor: Kışın soğuktan dona, yazın sıcaktan yanasınız. Bundan belli, yazın su bir tarafa akıp tarlalar kuruyor, kışın diğer tarafa akıp suyun soğundan köylüler üşüyor.”

 

Birinci Dünya Savaşı’nda Rus ordusu Kuzeydoğu Anadolu’yu işgal eder; Erzurum ve Bayburt’tan sonra Gümüşhane ve Erzincan’a ilerler. Gümüşhane’nin Harşit Çayı vadisi boyunca ilerleyen askerlerin önündeki en büyük engel 3331 metre rakımlı Gavur Dağları olur.  Dağların heybeti altında savunmaya geçen askerler Abdal Musa Tepesi’nin aşağısındaki göle düşer. Kara Göl olarak bilinen bu gölden silahlarıyla birlikte çıkamadıkları, hâlâ orada ölülerinin bulunduğu anlatılagelir.

 

Bu coğrafyada yer ile gök arasında kalan en güzel aşk idi Abdal Musa.

 

Yolunuz kışın düşerse çadırınızı, tulumunuzu ve fotoğraf makinenizi unutmamalı, dağlara misafir olmalı.

 

Aldım geldim yüreğimi sana,

Ey Abdal Musa!

Dağlarında yankılandı insanlık.

Derdime çare buluna.

Ey Abdal Musa!

Sır gibi saklandın,

Gavur Dağları’na…

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Bizi Biz Yapandan Bizi Bir Yapana

Bizi Biz Yapandan Bizi Bir Yapana

“Burada dört katman var: Bir, Doğu yaratıcılığının en eski hünerleri, güzel şeyler; iki, eskiden ‘sanayi’ denilen lonca düzeninin eski ve en seçme eserleri; üç, en yeni teknoloji ve isteklere göre üretilen tasarımlar; dört, gelmiş geçmiş tarih boyunca en değerli hammaddeler; altın, gümüş, elmas ve benzerleri”*

Devamını Oku
İstanbul’un Mistik Yüzü

İstanbul’un Mistik Yüzü

İstanbul’un envai çeşit mistik mekanından biri de şehrin denize en yakın ve en yüksek tepesi olan “Yuşa”dır. Yuşa Tepesi, büyüleyici manzarasıyla olduğu kadar, manevi havasıyla da özel bir konuma sahiptir. Tepenin kutsiyeti, üzerinde antik çağda adına yapılan bir tapınağın bulunduğu, “İyi Rüzgarlar Efendisi Ourios”a kadar dayandırılmaktadır.

Devamını Oku
Var ile Yok Arası Anadolu

Var ile Yok Arası Anadolu

Bir akşamüstü saatte bilmem kaç kilometre hızla Çıldır Gölü’nün etrafından dolaşarak Ardahan’dan Kars’a geçerken bir tabela utangaç ve hevesli tavrıyla el eder gezginlere. Tozlar arasında güçlükle seçilen köy isimlerinin yanı başında bir durak: Urartu Yazıtı.

Devamını Oku