Kurukahveci Mehmet Efendi

Eminönü’ndeki Kurukahveci Mehmet Efendi, günümüze kadar ulaşan en eski kahve dükkanı değil yalnızca. Yemen Valisi Özdemir Paşa'nın bu topraklara armağanı bu zindelik iksirinin ve kırk yıllık hatırların mabedi aynı zamanda.

  • 14.11.2016
  • Pelin Sürmeli
 
Türk kahve kültürünün en eski temsilcilerinden biri olan Kurukahveci Mehmet Efendi, Mısır Çarşısı ve Hasırcılar Caddesinin birleştiği köşede, 20. Yüzyılda inşa edilen Art Deco stili binası ile Eminönü’nde varlığını sürdürmektedir. Kahve kültürü Osmanlı’da, Yemen Valisi Özdemir Paşa’nın 16. Yüyılda başkente getirdiği kahve ile başlar. Tahtakale, kahve kültürünün o dönemden beri halka yayıldığı yerdir. Mehmet effendi 1871 yılında kahve dükkânını açar. Ondan önce kahve,  çiğ çekirdek halde satılıyorken Mehmet Efendi kahve çekirdeklerini kavurarak satan ilk kişi olur. Eminönü’ndeki Kurukahveci Mehmet Efendi, günümüze kadar ulaşan en eski kahve dükkânıdır ve Türk kahve kültürünün vazgeçilmez bir parçasıdır. İçinde bulunduğu Tahmış sokakta 1871’den beri karakteristik kokusu ile sokağa aromatik bir kimlik kazandırmaktadır. Uzun zamandır aynı yerde satışlarına devam etmekte olan bu aile şirketi, uluslararası bir başarı yakalamalarına ve seri üretime geçmelerine rağmen orijinal yerlerinde hala satışa devam etmektedir.
Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Türk-İslam Mimarisinin İncisi: Kızıl Minare

Türk-İslam Mimarisinin İncisi: Kızıl Minare

Somuncu Babası, kiliseleri, camileri, Ihlara Vadisi, kervansarayları, hanları, Hasan Dağı, kaplıcaları, höyükleri, evliyaları bir yana, Kızıl Minaresi bir yana şu tarçın renkli şehr-i Aksaray'ın.

Devamını Oku
Salça Zamanı

Salça Zamanı

Çocukluğumuzda mahalledeki arkadaşlarımızı kıskandıracak şeylerden biri anneden gelen salçalı ekmekti. Onu bu kadar lezzetli yapan neydi? Güneşin altında koşup oynadıktan sonra yatışan açlık mı yoksa ekmeğin anne elinden sevgiyle gelişi mi?

Devamını Oku
Bizi Biz Yapandan Bizi Bir Yapana

Bizi Biz Yapandan Bizi Bir Yapana

“Burada dört katman var: Bir, Doğu yaratıcılığının en eski hünerleri, güzel şeyler; iki, eskiden ‘sanayi’ denilen lonca düzeninin eski ve en seçme eserleri; üç, en yeni teknoloji ve isteklere göre üretilen tasarımlar; dört, gelmiş geçmiş tarih boyunca en değerli hammaddeler; altın, gümüş, elmas ve benzerleri”*

Devamını Oku