Karaelmas

Yeryüzündeki emek yoğun sektörlerin başında gelen madencilik Batı Karadeniz’i, insan emeğinin kıymeti de Zonguldak’ı hatırlatır. Cefakarların değilse de emektarların şehridir Zonguldak.

  • 14.11.2016
  • Ogün Aygün

“Güneşli bir günde
Masmavi göreceğiz Karadeniz’i
Balkaya’dan Karpuz’a kadar.
Karış karış biliriz bu şehri;
EKİ’nin çiçekli bahçeleri,
Rıhtıma kömür taşıyan vagonlarıyla;
Paydos saatlerinde yollara dökülen,
Soluk benizli insanlarıyla.
Siyah akar Zonguldak’ın deresi
Yüz karası değil, kömür karası
Böyle kazanılır ekmek parası.”

(Orhan Veli, 1946)

Kimine sonsuz boşluğa yolculuğu, kimine aydınlığa ulaşmayı anımsatır. Vakti zamanında zor da olsa kavramsallaştırılabilmiş ve “madencilik” denmiş bu esmer zanaate. Yeryüzündeki emek yoğun sektörlerin başında gelen madencilik Batı Karadeniz’i, insan emeğinin kıymeti de Zonguldak’ı hatırlatır. Cefakarların değilse de emektarların şehridir Zonguldak.

Cumhuriyet tarihinin ilk şehir tohumlarındandır Zonguldak. Çarklarını insan gücüyle çeviren bu şehir özellikle cumhuriyetin ilk yılları ile birlikte önce kendine sonra tüm ülkeye güç verir. Kiminin aklında “Emeğin Başkenti”, kiminin aklında “İki Katlı Şehir” diye yer eder. Orhan Veli’nin de uğradığı bu Karaelmas Diyarı’nda hala tazeliğini koruyan, şehrin birçok noktasına konuşlandırılmış izler adeta bu esmer zanaatın imzası gibi durur.

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Yabani Otların Gölgesinde: Ünye Kalesi

Yabani Otların Gölgesinde: Ünye Kalesi

İşlevini yitirmiş bir yanardağın kraterleri üzerindeki dik yamaçlara takılıyor gözlerimiz. Bize göre devasa kayalardan başkası değil bu. Lakin bir köylüye göre öyle değil: “Orası Ünye Kalesi’dir”.

Devamını Oku

Adana’dan

Devamını Oku
Bir Sesleniş Olarak Tibeti Kilisesi

Bir Sesleniş Olarak Tibeti Kilisesi

O güzel kiliseler, "o güzel atlara binip gittiler". Ve biz harabelere kaldık.

Devamını Oku