Ahmet Dayı

İskilipli Ahmet Dayı... Emre Bostancı'nın objektifinden...

  • 13.11.2016
  • Emre Bostancı

Ahmet Dayı. Yörede bilinen adıyla “toka”. Neden bu lakabın takıldığını sorduğumuzda, “Kırköy’de bir çoban vardı; ona derlerdi. O öldü; koyunlar çocuklarına, adı bana miras kaldı” diyor. Yaşı yetmişi aşkın, beş kardeşin en büyüğü. Kendini bildiğinden beri çobanlık yapmakta ve bırakmak gibi bir niyeti de yok.

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Tarhananın Göçü

Tarhananın Göçü

Yürümek… Bir adım, sonra bir adım daha atarak saatlerce, günlerce, aylarca, yıllarca süren bir yürümek. Adım attıkça gündüzün geceye dönüşüne, yazın kışa dönüşüne şahit olmak, hep biraz daha fazlasını, yurdunu, aramak, göçmek… Diyardan diyara göçerken, mevsimler değişirken doğa karşısında doğa yardımıyla hayatta kalmanın yolunu öğrenmek…

Devamını Oku

Assos’un Et Yiyicileri: Sarcophagi

Kireç taşından bir lahit içine konan ölü bedenlerin birkaç hafta içinde yok olması bir Antik Yunan büyüsü mü? Yoksa pagan tanrıların bir oyunu mu? Peki ya ölü yiyiciler?

Devamını Oku
Hayalden Tuvale: Şermin Ciddi

Hayalden Tuvale: Şermin Ciddi

Anadolu kültürüne vurgun, İstanbul’a tutkun, bir çağdaş minyatür ve tezhip ehli o. Gelenekten geleceğe köprü bir sanatkâr. Sınırlardan ve çağlardan aşkın bir elçi belki de… 

Devamını Oku