Kalandar Gecesi

Elde avuçta olan, yürekten kopan verilir, maniler yankılanır Kalandar Trabzonu’nda. Ahali, meyvesini, kolivasını, cevizini, fındığını koyar minik ellerdeki torbalara. Büyükler samimiyeti, çocuklar ışıl ışıl parlayan gözlerdeki mutluluğu verirler.

  • 15.12.2016
  • Gamze Yılmaz

Benim kalandarı tanımam mı? Trabzon’a okumak için gelen ve üniversitenin tiyatro topluluğu aracılığıyla Kalandar ile tanışan bendenize bu coğrafyanın kıymetli bir armağanı. Kalandar tiyatro topluluğuna adım atan herkesin kısık sesle birbirine sorduğu, yanlış telaffuz etmekten çekindiği, ismiyle müsemma kalandar… Her gün güzelliği, telaşı, havası, yağmuru, hasılı kavgası ve rüzgarıyla şaşırtan Trabzon bu eşsiz “kalandar” geleneğiyle de etkiler insanı. Tamam, artık bir kalandar oyunumuz var ama biz oyuncu değil, koncolos oluruz, kalandar gecesinin jargonundan.

 

Kalandar, Karadeniz bölgesinde ve özellikle Trabzon’da yaygındır. Rumi takvimin ilk ayı olan kalandar, miladi takvimde Ocak’ın 14’üne denk gelir.

Kalandar ayının ilk gecesi çocuklar merakla ve özgürce sokaklara çıkıp ahaliden armağanlar bekler. O armağanlar ki, bir çocuk ruhunu, yetiştiği toprağa yürekten ve gelenekten bağlayandır. Kalandar zamanında çocuklar alır eline torbaları, evlerin önündeki büyük tokmaklara ve zillere vurarak ev halkının hazırladığı hediyelere talip olurlar.

Galandaris gulandaris

Erkek uşak, dişi buzak

Ver Allah’ım ver

Dolsun bucak

Yeni sene geceleri

Devletin bacaları

Bana birşey vermeyenin

Tez gelmez kocaları

Galandariya, farfariya

Git kilere, gel kapiya

Ver deviye

Pestilden, dutdan

Elmadan, armuttan

Şekerden, çaydan

Külekteki yağdan

Bulgurdan, yarmadan

Gavurmadan, gıymadan

Dahasını saymadan

Ver bubam ver

 

Elde avuçta olan, yürekten kopan verilir, maniler yankılanır Kalandar Trabzonu’nda. Ahali, meyvesini, kolivasını, cevizini, fındığını koyar minik ellerdeki torbalara. Büyükler samimiyeti, çocuklar ışıl ışıl parlayan gözlerdeki mutluluğu verirler. Bu torba artık sahibinin hazinesi olur. Kapı kapı gezen gençler ve çocuklar, kalandar tekerlemeleri söyler. Kemençe yahut tulum ve şimşir kaval eşliğinde horon karışır Kalandar soğuğuna Trabzon’da.

 

 

Kalandar gecesinin son faslı karın atlında yakılan büyük ateşin etrafında horon oynayarak, mani söyleyerek geçer. Çocuklar etrafta cıvıldayıp hazinesini yerken, yaşlılar eski kalandarı anlatıp nasıl iyi koncolos olduğuyla övünürken, nineler anılarını yad ederken, gençler sevdalılarını hayal ederken sürer gider. Şimdi yemiş toplayan çocuklar, gelecek kalandarda karakoncolos olarak ortaya çıkarlar kim bilir? Ocak’ın 14’ünde kapınıza bakmayı unutmayın!

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Yağmurun Çaya Dönüştüğü Şehir: Rize

Yağmurun Çaya Dönüştüğü Şehir: Rize

Doğu Karadeniz kıyısında başı dumanlı dağları, engin yaylaları ile Kaçkarların eteğinde bir şehir…

Devamını Oku
Mevlana'nın Yedi İnsanı

Mevlana'nın Yedi İnsanı

Mevlana’yı, türbesinden, Konya’dan, Şems’ten, Mesnevi’den, yahut tasavvuftan değil de yedi öğüdünün şekillendirdiği yedi insandan dinleyin...

Devamını Oku
Bekleyişler ve Gece

Bekleyişler ve Gece

Anadolu’da aşklar ağır, yavaş; Anadolu’da yazlar kurak… Ve huyudur insanın aşkını sevdiğinden gizleyip geceye anlatması. Aşığın şansıdır ki gece dut yapraklarının arasından esen rüzgarlar avluları aşıp ahşap çerçeveli pencereye ulaşır. Söylenemeyen ne varsa Anadolu’da bir gece yarısı o ahşap çerçeveli pencerelerden fısıldanır yaz geceleri.

Devamını Oku