Taşhan'daki Kuzguni Sır

Şehir merkezindeki tarihi Rüstem Paşa Kervansarayı’na girdiğinizde adeta gözleri kamaşır insanın. O kuzguni, parlak siyah taş ne çok şekle girmiştir: zarif kolyeler, sevginin ve sadakatin temsili yüzükler, her tanesinde inanç harlayan tespihler...

  • 15.12.2016
  • Nurefşan Akcan

Doğa, kendisinde insan için çok özel bir hediye barındırır. Derinlerinde saklar bu hediyeyi. Çünkü bilir ki insan ararken ne kadar çabalarsa o kadar fazla değeri olur bulduğunun. İnsan, var olduğundan beri doğanın bu özel ve gizemli hediyelerini aramış, bulduğunda da büyüsüne kapılmıştır. Doğanın bu hediyeleri, tarih boyunca medeniyetlerin, zaferlerin, yenilgilerin, aşkların, acıların, kavuşmaların, ayrılıkların simgesi olmuştur. Her coğrafyaya da farklı, eşsiz bir hediyesi vardır doğanın. Hindistan Yakut taşının anavatanıdır örneğin, Eski Mısır'da “tanrının gözü”dür Safir taşı. Zümrüt taşı Antik Yunan'da tanrılarla insanlar arasındaki aracıdır. Anadolu ise tarih boyunca birçok mücevhere ve kuyum ustasına ev sahipliği yapmıştır. Bu medeniyetler Anadolu'daki kıymetli taşları özenle işlemiş ve harika eserler ortaya çıkarmışlardır.

 

Doğanın Erzurum’a armağanı da Oltu taşı. Şehir merkezindeki tarihi Rüstem Paşa Kervansarayı’na girdiğinizde adeta gözleriniz kamaşır. O kuzguni, parlak siyah taş ne çok şekle girmiştir. Zarif kolyeler, sevginin ve sadakatin temsili yüzükler, her tanesinde inanç harlayan tespihler... Yerin metrelerce altında bulunmayı bekler bu taş, sonra tecrübeli eller tarafından özenle çıkarılır. Özü ardıç ağacının fosilidir. Bu taşı işlemenin sırrı ustadan çırağa, atadan evlatlara miras kalır. Tek kişilik atölyelerinde bu taşın sırrına ermiş olan oğullar vardır ve “usta” denir onlara artık: Oltu taşı ustası.

Kolay değildir Oltu taşı ustası olmak. Çünkü bu taş havayla temas ettikçe sertleşir, eli çabuk olmalıdır ustanın. Narin davranılmasını ister kendisine yoksa hemen kırılıverir, bu yüzden sabır da ister ustalık.

Ustası için taşıdığı sırlar gibi sahibi için de bazı sırları vardır: Dokundukça parlar Oltu taşı. Bir Oltu taşı tespih alınca ne kadar çok çekerseniz taneleri o kadar parlar. Taktıkça güzelleşir Oltu taşından takılar. Sanki sadece bir taş değil, adeta ilgi gördükçe gözleri parlayan bir evlat! Unutmadan: onlarca Oltu Taşı dükkanının bir arada bulunduğu tarihi Rüstem Paşa Kervansarayı'na kısaca “Taşhan” derler burada. Oltu Taşı'nın sırrına ermenin yolu Taşhan’dan geçiyor.

 

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Bir Mahzun Hikaye: Yanık Yağlı Camii

Bir Mahzun Hikaye: Yanık Yağlı Camii

Murat Çobanoğlu, Toruni, Aşık Avasi ve daha nicesinin memleketi Kars... Kendine özgü motif, renk, acı ve yaşanmışlıklarıyla işlenen kilim ve halıların, Taşlıova’ya “Yaz gelende her yan lalezar olur/Yamacında bin bir çiçek var olur/Kış gelende her bir yanın kar olur/ Eksilmez başımdan dumanın dağlar” dizelerini söyleten dağların, sonsuza uzanan çayırların diyarı.

Devamını Oku

Saklı Cennet Beyşehir

Bir şehir düşünün bir yanıyla İstanbul’un boğazını, bir yanıyla Karadeniz’in havasını andıran. Öyle bir şehir düşünün ki Mevlana diyarının göz bebeği, Akdeniz’in yaylası… Bir kere gelenin ayrılamadığı, gitse de unutamadığı…

Devamını Oku
Sanatın Köyü Bademler

Sanatın Köyü Bademler

Bir köy düşünün tiyatrosu, kütüphanesi olsun. Üstelik bir oyuncak müzesine de sahip olsun. Halkının sıcakkanlılığını görünce “neden daha önce gelmemişim ki” diye hayıflansın insan.

Devamını Oku