Arslantepe

Uygarlıkların bekçisi ulu dağların sinesine kurulu Malatya’da sakin bir sabah…

  • 04.02.2017
  • Fatma Merve Duman

Photo by Panegyrics of Granovetter // CC BY

Şehir merkezinden biraz uzaklaşıp, yollara düşüyorsunuz. Ufuğu saran boz dağlarla kucaklaşmış yeşil boyunca ilerliyorsunuz. Dut ağacı silkeleyen teyzeler, yol kenarında pestil satan amcalarla sohbet ediyorsunuz. “Bereketliydi bu yıl, rızkımızı çıkardık!” Şükür dolu çizgiler yerleşik yüzlerinde. Sonunda Orduzu’yu geçince, bir tepede tüm ihtişamıyla beliriyor Arslantepe Höyüğü. Anadolu’nun ilk şehir devleti, medeniyetin doğumuna Mezopotamya ile tanıklık etmiş; asırlarca göç edenlere ev sahibi olmuş. Hitit kralı Tarhunza’nın ihtişamlı heykeli buyur ediyor sizi şehre. Tepedeki mutlak sessizlik, tarih boyunca yaşanan hayatlara doğanın saygı duruşu sanki. Sessizlik, ürpertici adeta. Günümüze miras taş oymalardaki figürleri inceleyerek takip ediyorsunuz bambaşka uygarlıkların düşüncelerinin izlerini.

İki yanınızda beliren arslan heykellerinin hükümranlıkla mı, adalet inancıyla mı yoğrulduğunu merak ediyorsunuz. Toprağın ve taşın dirilişine şahit oluyorsunuz.

Hitit evi benzeri bir yapıda olan Arslantepe açık hava müzesinde, arkeologların titizlikle buldukları eşyaları inceliyorsunuz. Bir parça daha yaklaşıyor tarih. İnsandan insana kurulan köprüden geçiyor ve dünyanın ilk kılıcıyla karşılaşıyorsunuz. Bunca yıllık tarihiyle tepenin kaç savaş gördüğünü düşünürken, göz gezdiriyorsunuz ayaklarınızın altında kalan Yukarı Fırat Vadisi’ne, kayısı ağaçlarıyla bezeli yemyeşil manzaraya. Güneş yavaşça alçalıp, turuncu ve kırmızının tonlarına boyarken göğü; ister istemez hak veriyorsunuz belki de, uygarlıkların mücadelesine.

 

 

Bu Yazıyı Paylaş:

Benzer Yazılar:

Var ile Yok Arası Anadolu

Var ile Yok Arası Anadolu

Bir akşamüstü saatte bilmem kaç kilometre hızla Çıldır Gölü’nün etrafından dolaşarak Ardahan’dan Kars’a geçerken bir tabela utangaç ve hevesli tavrıyla el eder gezginlere. Tozlar arasında güçlükle seçilen köy isimlerinin yanı başında bir durak: Urartu Yazıtı.

Devamını Oku
Soba Başında Muhabbet

Soba Başında Muhabbet

Sabah yüzüme vuran Erzurum'un eksi otuzlara dayanan ayazını iliklerime kadar hissediyorum. Yollar buz, çatılar buz! Sinirli bir insan misali tokatlıyor soğuk. Sahi, bir soba başına toplanmak vardı şimdi...

Devamını Oku
İftardan Sonrası Kadayıf Dolması

İftardan Sonrası Kadayıf Dolması

Cevizli kadayıf dolmasının adı anıldığında akla hayale Erzurum’un mükellef Ramazan sofraları gelir. Üç yüz seneden beri misafirlerin, dost meclislerinin vazgeçilmez tatlısı olmuş, her geçen gün lezzetlenmiş bu mutfak mirası.

Devamını Oku